DOLAR
32,9757
EURO
35,8343
ALTIN
2.514,97
BIST
10.991,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
27°C
İstanbul
27°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Pazar Açık
32°C
Pazartesi Az Bulutlu
31°C

G Ö N Ü L S Ü R G Ü N D E /Resul Karahan Kitabı

G Ö N Ü L  S Ü R G Ü N D E /Resul Karahan Kitabı

G Ö N Ü L S Ü R G Ü N D E /Resul Karahan/

^^^^

Ali Rıza Navruz

İnsanlığın tarihinde; bir kişinin veya bir topluluğun muayyen bir müddet, ya da sürekli olarak bulunduğu beldeden başka bir yere uzaklaştırılarak cezalandırılması olayına bizler sürgün adını veriyoruz. Bu olay genelde o kişinin ya da topluluğun isteğinin dışında gelişir. Burada aslolan cezalandırmak ise de bazan da güvenlik amacı taşır bu eylem… Ben şimdi bu genel ve tanıdık sürgün faslından hareketle, gönlün sürgünlüğüne gelmek istiyorum; “Gönül Sürgünde” Bu sürgün bir şairin, sanatçının Gönül Sürgünü tabii ki…

Gönül Sürgünde; gönlünün yanışında hikmetler arayan şair Resul Karahan’a ait şiir kitabının adıdır. Bir şairin “sevda problemi hayli karışık” olunca işte böyle bir sürgünlük kaçınılmaz olur bence! Öyle olunca da bir kıyamet anı çıkar ortaya; adına sürgün yurdu denen… Mart 2023 tarihini taşıyor şairimizin bu naif kitabı. ‘Edebiyat Yolcuları Oluşumu’nun da logosunu taşımaktadır. “Sanki yeni başlıyor bitiveren öykümüz/Kırılmış pencerede söyleniyor türkümüz” der ya Menderes Atağ, Resul Karahan şairimizin sürgünlüğe dair türküsü/şiiri de böyle başlıyor. “Yusuf’un sabır dolu ihlasından/Biraz Kerem biraz Aslı’dan” gibi sanki!

Bir Karadeniz çayı demindeki bu kitabı sizlere dize dize tanıtmak değildir benim burada maksadım. “Şair/yazar; geride bıraktığı eseri izah ederse tarafımızdan unutulmayı garantilemiş olur” şeklinde bir söz okumuştum bir yerde. İşte o tarihten beri bir eseri kuru sözlerle tanıtmayı hiç sevmiyorum. “Ellerim alev yüklü gönülden niyazım var” diyen şairimizin niyazını, sitemini, mâtemini varsın okuyucularımız algılasın gönüllerince…

Resul Karahan; ufku geniş bir şairimizdir. Engin gönüllü ve zengin bir iç dünyası vardır. Duyum ve doyumlarını birbirinden cazip ve ahenkli şiirlerle dile getirmiş, açtığı pencereden okurlara yansıtarak onlarla bu sürgün güzelliğini paylaşmak istemiş. Bununla birlikte şairimiz, şiirin, hiç yorulmadan yürülmesi gereken uzun bir yol ve çileli bir yolculuk olduğunu gayet iyi bilen birisidir. Genel anlamda bu güzel eseri incelediğimizde bu eserin ışıklı bir dünya olduğunu görürüz. Bu dünyasına hükmeden iki temel güçten birisi tasavvuf, diğeri musikidir. Bu iki kanat onu şiir semasının yücelerine eriştirmektedir.

Şair Resul Karahan; şiirlerinde toplumun sesi, aşığın nefesi, dertlilerin iç sızısı, dertsizlerin vazgeçilmez tutkusudur. Türk Milletinin her ferdi bir miktar yanıktır. Tabii ki şairimiz de öyle, hatta kat kat fazlası ile… Halk şiiri geleneğinin ana malzemesini modern şiir tarzına ustalıkla oturtan şair, muhatabının kendine güven duygusu altında ezilen bir aşk çaresizliğinin beklenmedik zamanda güç kazanabileceğini ustalıkla anlatıyor:

Sabrın karanlığında inanç dolu azim var,

Gözyaşına yazılmış gönülden niyazım var (S:86)

Şairin işlediği ana tema ne olursa olsun gönlüne göre kurduğu dünyanın ışığı gözü okşar bir yerde. Bu çok yönlü duyuş düşünüş ve ifade tarzı sebebiyle “gönül sürgünü” dense yeridir kendisi için. Hece vezninin her türünü kullanabilen şairimizi teknik konular bakımından irdeleme yetisine haiz değilim fakat görünen o ki; işin bu kısmında da mahir bir kalem kendisi. Bakınız “Gönül Saati” isimli şiirinde ahvaline nasıl projektör tutuyor:

Çilenin yokuşu kesti takati,

Üstadın izinde gitmek zor imiş.

Durmak üzereyken gönül saati;

Mum gibi eriyip bitmek zor imiş.

Girdap kuytularda içine çeker.

Çölün merkezine tohumun eker.

Araba yıkıldı, kırıldı teker;

Gözlerde yaş ile itmek zor imiş.

Geçtiler yanımdan küheylan ile.

Toz duman içinde döndüm sefile.

Ufuk çizgisinde büyük kafile,

Çöken karanlıkta yetmek zor imiş.

Irmak son deminde, dere kanıyor,

Bir tek gelincikler beni tanıyor.

Bozkır sızlanıyor, toprak yanıyor,

Tohum olsan burda bitmek zor imiş (S:115)

Az sayıda da olsa serbest tarz şiirleri de bu kitabın sayfalarını süslemektedir.

Gönül Sürgünde’nin 100. sayfasındaki “Çorak Topraklar” şiirine bir göz atarak sizleri bu duygu seyahatine çıkartmak istiyorum son satırlarımla:

Sararmış yapraklar kadar hafif

Sürüklenerek gideceğim.

Penceredeki yağmur sesinden,

Belki de geçmişi dinleyeceği.

Issız bir yerlerde

Sızım sızım sızlayacağım.

Duyduğumda gariplerin sesini

İçin için ağlayacağım.

Belki de geçmişi dinleyeceğim,

Soğuk bir gecede inleyeceğim.

Elleri çatlak, ayakları nasırlı

Esmer yüzlere dalacağım.

Yorgun bahçelerden hangi yüzle

Bir demet gül alacağım.

Belki de geçmişe ağlayacağım

Utanıp kendimden orada kalacağım.

Kurumuş derelerden yapayalnız,

Durmadan yürüyeceğim.

Çorak toprakların ciğerine,

Kırık gönlümü götüreceğim.

Belki de geçmişe gideceğim

Belki de orada öleceğim…(S:100)

KİTAP SATIŞ NOKTALARI:

1- GARANTİ KİTAP

2-AKABE KİTABEVİ

3-KIVILCIM KİTABEVİ

4-RESUL KARAHAN (tel: 05435940863)

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.