Sevdasına tutulduğum
Dokun yüreğimin tam ortasına,
Tendürekten düşen çığ gibi
Munzur’un serinliğinde
Ilgıt ılgıt esen Koçaç dağlarının yelinde
Diyarı gurbet elinde titret düşlerim.
Nemrut dağında gün doğumu bekler gibi
Fırat’ına kavuştu Harran
Sevdasına tutulduğum
Dokun yüreğimin tam orasına.
Ilgazların karanlık yüzünde ay şafağı
Palandökende kürtük atar hasret
Toroslarda Yörük kızı, aşkı bağrında sızı
Karacadağ’da bir damlasına suyun
Çamlıbel’de Köroğlu destanı
Bir hoyrat Anadolu’da çığlık çığlık
Çalınırken sazı Nur hakta
Acılar akarken oluk, Kelkit’ten Karadeniz’e
Sevdasına tutulduğum
Dokun yüreğimin tam ortasına.
Altaylarda Horasan’a varana
Turnam selam söyle benden sılaya
Vurulmuş kanadından tutsak gönlüm
Anlatamam cevrinin acısını
Kerbela’ da kum taneleri
Necef’te kan damlaları
Küfe ‘de korkak ordusu
Banaz’da Pir Sultan asiliğinde
Nesimi gibi yüzülende özüm
Mansur gibi söylersem sözüm
İsyan çıkar Mezopotamya’da,
Altaylar ‘da, Batanda
Sırrım bende kalsın desem ,deler yüreğimi
Sızar göze göze, dere olur sel olur
Canımdan can verdiğim bana el olur
Sevdasına tutulduğum
Dokun yüreğimin tam ortasına
Meriç’te bir mülteci kaçışında
Seyrinde uzakların umudu
Tasasız, kedersiz takvim yaprağı yırtmak
Ağrıdan iner düze düş kırıklıkları
Kimse anlayamaz senden gayrı
Bendeki senin azizliğini
Kutsalımsın Vatan gibi. Can gibi yaaaaar
Hasretin kol gezer tenimde
Elinde cehennem kırbacı
Sevdasına tutulduğum
Dokun yüreğimin tam ortasına.
Birol Yıldız Hatipoğlu