Gül dalında öten bülbül, Neden böyle ötüyorsun. Sesine ses katan bülbül, Neden böyle ötüyorsun. Dikeni çok cana batar Sevda gelir katar katar Akşam olur çabuk yatar, Neden böyle ötüyorsun. Aşıkların derdi bitmez Çağırsalar geri gitmez Kimsin diye sual etmez, Neden böyle ötüyorsun. Altın Kafes yurdun olsa Yaprakların bütün solsa Kavuşmanız...
Unutma diyordu, gün görmüş Koca ninem. Mart ayının biri ila Aprıl ayının beşi arası (tabiatın) toprağın yep yeni bir güne uyanışıdır. Çalışmaya müsait bulduğun her an için, ahırında hazır tut atını, öküzünü. Fırasıtını yakaladın mı derhal işine koyul. İhmale gelmez toprağın tavı. Oyalanır, “aman…boş ver ne zaman olursa yaparım” der...
Ey mah cemaline ömrümü verdiğim kadın… Sensiz neyleyim tacı tahtı sarayı … Dilin bal şerbet Sendin benim maralım… Ahu gözlerine sererim dünyayı Leblerinden inci mercan dökülür.. Sendin benim maralım.. Dünya sensiz döner mi sandın Sensiz bilsen ne hülyalara daldım Sendin benim maralım.. Ey cemaline hayran olduğum ahu, Yıllar seni eskitemez...
Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan Agota Kristof 372 sayfa Macar yazardan okuduğum ilk kitap. Agota Kristof’un üçlemeden oluşan son derece sarsıcı romanını okuduktan sonra, yazarın diğer kitaplarını da Dün(roman),Okumaz Yazmaz(otobiyografik eseri) ve Önemi Yok(25 öyküden oluşan kitabını) okumaya karar verdim. 🌸Üçlemenin ilk kitabı olan Büyük Defter’de, İkinci Dünya Savaşı sırasında...
^^ Mustafa Yaralı’nın /Ağla Bülbül/ şiirine cevaptır. Aziz hatırasına saygıyla…. * Ahu zâr eyleme ey garip bülbül, Dalına konacak güller çok daha. İşte karşı bağda, navruzla sümbül, Sesine gelecek, eller çok daha. Yabaydı sırtında, sanılmış aba. Eşref-i mahlûkat, olur mu kaba? Mecnun’un Leyla’ya verdiği çaba, Ve dahi aşk için, çöller...
Eller sizi merhametli sansa daSormasınız halin ne diye soruYanmaz hasırınız dünya yansa daHarmanınız yelde tuzunuz kuru Gariban sürünür yokuşta dağdaSiz zevk-i sefada bahçede bağdaBollukta durur bir eliniz bir eliniz yağdaBir eliniz balda tuzunuz kuru Bilmeyen sizleri nimetten sanırHicap duyar insan biraz utanırYayılmış namınız herkesler TanırŞöhretiniz dilde tuzunuz kuru Biçare yük...