DOLAR
18,5749
EURO
18,5558
ALTIN
1.029,43
BIST
3.458,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
21°C
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C

ÇÖPÇÜ

ÇÖPÇÜ
1 Haziran 2022 22:52
0
A+
A-

Lavaboya baktım. Bir tarafta çay taneleri, bir tarafta balık kılçıkları, diğer tarafta soğan kabukları. Neler yenmiş böyle, neler içilmiş? Kalabalıklardı herhalde; yoksa lavabo böyle dolu olur muydu?

Dışarıda çöpçü, çöpleri karıştırıyor. Ellerinde eldiven, kafasında poşetten uyduruk bir şapka, diz kısmından yırtılmış bir pantolon, yanları delik bir ayakkabı. Yokluyor eliyle çöp kutusunu. Kızların eskilerini veriyorum.

-Al, işine yarar bunlar, diyorum.

Torbayı hemen kapıyor. Bakmadan çuvalın içine atıyor.

-Sağ ol abla, diyor.

-İnşallah yararı olur, diyorum.

Okuduğum dergilerin birinde çöpçüyle yapılan röportajı hatırlıyorum.

Şöyle diyordu:

Ben bu karıştırdığım çöplerden sokağın maddi durumunu, yaşayış biçimlerini anlıyorum.

Bazı mahallelerde karıştırırsın çocuk bezleri, mama kutuları, artık konserveler, bazılarında içki şişeleri, tam yenilmemiş özel sandviçler, meze artıkları, bazılarında ise sadece ekmek kırıntıları çıkar. Buradan kimlerin bebeği olduğunu, kimlerin alem yaptığını, kimlerin ekmeğini çaya banıp yediğini, anlayabilirsiniz, diyor.

Kim bilir yaşayış biçimleri nasıldı onların? Nerede çöp konteynırı görsem yanında mutlaka birini görüyorum. Çuvalı iyice doldurduktan sonra da tepeye çıkıyorlar. Bastırıyorlar var güçleriyle fazla karton alabilmek için.

Korkuyorum düşecekler diye! O kadar yüksek oluyor ki!  Aynı anda sokak köpekleri beliriveriyor. Bas bas bağırıyorlar. Var güçleriyle havlıyorlar. Nerede görürlerse görsünler uzak veya yakın dehşet içinde düşmanca tavır takılıyorlar. Onlar gidene kadar da susmuyorlar.

Düşündüm nedir acaba dertleri? İncitilmişler miydi? Korkutulmuşlar mıydı? Yoksa hırpalanılmışlar mıydı? Hepsi de aynı tepkiyi gösteriyordu. Dertleri ortaktı. Sevmiyorlardı işte.

Lavabodan çıkan o kırıntılar nereden gelip, nereye gidecekler? Ne zorluklarla tezgâha kondular, hazırlandılar ve kolaylıkla yendiler. Üstüne olmazsa olmaz çayı yudumladılar. Çaysız duramadılar.

Suzan da aynısını yaptı. Ağırladı misafirlerini. Çaylarını verdi. Tatlılarını sundu. Yorucu bir akşamdan sonra onları yolculadı.

Kızını bekliyordu. Doğru düzgün göremediği kızını. Eve bir uğrar iki gün uğramazdı. Arkadaşımda kalıyorum der, neler yaptığını anlatmazdı.

Yaralıydı yüreği annesinin. Laf geçiremiyordu on sekiz yaşında henüz reşit olmuş, havasından yanına yaklaşılamayan genç kızına. Ben büyüdüm artık rahat bırak beni, diyordu; annesine her seferinde. Telefonu arıyor sekreter çıkıyordu. Kapsama alanı dışında diyordu. Bilerek kapatmıştı Mine telefonunu. Kimse rahatsız etmesin diye. Suzan keşke kuru ekmek yeseydik de kızım yanımda olsaydı der, içine atardı sıkıntısını. Gelenlere hep bahane bulur, arkadaşında ders çalışıyor derdi. Bilmezdi hangi uçsuz bucaksız kaderin içine düşeceğini. İki yıl önce babasını kaybettikten sonra iyice özgürlüğünü ilan eden Mine’ ye nasıl davranacağını bilemiyordu.

Bugün yine Suzan’a uyku yoktu. Buhar olmuştu camlar nefesinden. Çıkmazdaydı yollar. Bulutlar terk etmişti gökyüzünü. Gecenin karanlığında yıldızlar, göz kırpıyordu semaya. Dokunuyordu bu yalnızlık Suzan’a.

Koca bulsam da evlensem hakkından gelir miydim bu kızın, diye söyleniyordu.

Düşlerimdeki kabustan kurtulabilir miydim?

Söyle gökyüzü, söyle yıldız, söyle çöpçü…

Benimle evlenir miydin?

Leda BOYACI

Yorumlar