Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Çok Bulutlu
Salı Yağmurlu
19°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
16°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
13°C
Cuma Çok Bulutlu
12°C

BİR SABAH MUTLAKA DOĞAR

BİR SABAH MUTLAKA DOĞAR
2 Kasım 2026 11:11
2
A+
A-

Mehmet Sebih Altun

…

Bir gece, her şeyin sonsuza kadar karanlık kalacağını sanmıştım.

Pencerenin önünde oturuyor, gökyüzüne bakıyor, geçmişin içinde kendime bir çıkış yolu arıyordum.

Ay görünmüyordu.

Bulutlar gökyüzünü kaplamıştı. Sokaklar sessizdi. Uzaklardan gelen birkaç araba sesi, gecenin ağır örtüsünü aralayıp yeniden kayboluyordu.

İçimde binlerce cümle vardı ama hiçbirini tamamlayamıyordum.

Sonra sabah oldu.

Önce gökyüzünün rengi değişti. Ardından uzaktaki binaların çizgileri belirginleşti. Bir kuş, pencerenin yakınındaki ağaca kondu. Karşı apartmanda bir perde açıldı. Bir evde çay demlenmeye, başka bir evde çocuklar okula hazırlanırken telaşlı sesler yükselmeye başladı.

Hayat, benden izin almadan yeniden başlamıştı.

O sabah ilk kez şunu düşündüm:

Belki de yaşamak, her şeyin düzelmesini beklemek değil; her şey henüz düzelmemişken de hayatın kapısını aralayabilmektir.

İnsan bütün sorularına cevap bulmadan da yürüyebilir.

Bütün yaraları kapanmadan da bir güzelliğe sevinebilir.

Geçmişi unutmadan da geleceğe yer açabilir.

Benim için bu, bir anda gerçekleşen bir mucize değildi.

Yavaş yavaş öğrendiğim bir gerçekti.

Önce kendime kızmayı bıraktım. Sonra geçmişte yaptığım hatalarla bugünümü cezalandırmamayı öğrendim. Her şeyin farklı olabileceğini düşünmekten vazgeçmedim ama farklı olmayan şeylerin de artık değiştirilemeyeceğini kabul etmeye başladım.

Çünkü insanın gücü, geçmişi yeniden yazabilmesinde değil; geçmişin içinden kendisine bir yol çıkarabilmesindedir.

Bir gün yeniden gülebilmekte…

Bir gün güzel bir haber aldığında bütün kalbiyle sevinebilmekte…

Bir dostunun omzuna elini koyup onun derdini dinleyebilmekte…

Bir çocuğun gözlerindeki umudu gördüğünde dünyanın hâlâ güzellikler barındırdığına inanabilmekte…

Ve en önemlisi, bir zamanlar kırılmış olsa bile sevgiden bütünüyle vazgeçmemekte…

Ay ışığım söndü karanlık gecelerde.

Ama hayatın bütün ışıkları tek bir ayın etrafında dönmüyormuş.

Bunu öğrendim.

Bir insanın gidişiyle bütün dünya kararmıyor. Bir hayalin yarım kalması, başka hayallerin de yarım kalacağı anlamına gelmiyor. Bir kapının kapanması, hayatın bütün yollarının tükendiğini göstermiyor.

Bazen bir ömrün en ağır gecesi, insanın kendisine yeniden döndüğü gecedir.

Ve bazen en büyük başlangıç, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını kabul ettiğin yerde başlar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.