—
Yayla rüzgârında iğde kokumsun,
Desem sana bilmem doğru olur mu?
Ben dalgada deniz, sen bende kumsun,
Martılar uçursam seni bulur mu?
***
İlmihâl mızrağı batar döşüme,
Serçe eti damağımda panzehir.
En yüce alkışı salma düşüme,
Sen bende Zühre ol, ben sende Tâhir.
***
Başıma atılan taşıdır körün,
Ne diyeyim eyvallahın dışında.
Gelmesen de bari mateme bürün,
Ya da kavrul, donayım ben kışında.
***
Dört elif miktarı uzarsa hasret,
Hasretin etine kuzgunlar düşer.
Yüklensin göçümüz, görünsün hicret,
Bir hayra dönüşsün vuslatla “dü”şer.
***
Tapansız tarlaya döndü bak yüzüm,
Bir gelişin, nice kesek kıracak.
Daha ısrar etmem! Bulmazsan çözüm;
Bir deliban vakti, kalbim duracak.
***
O hırçın rûzigâr tutmuş geçidi,
Engel olur sana her bir varışta.
Mâşuksuz muhabbet, bence piç idi,
Vurgun yedik, her hülyâya dalışta.
*
Ali Rıza Navruz