Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
13°C
İstanbul
13°C
Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
11°C
Salı Hafif Yağmurlu
8°C
Çarşamba Az Bulutlu
10°C
Perşembe Yağmurlu
13°C

ADMİN

   

    Beni Öpmeden mi Gidiyorsun?

    8 Şubat 2026 12:15
    9
    A+
    A-

    Aşk yazarı MUSTAFA ÇİFCİ

    Yaşadığımız güzel günler bitmişti. Sanki mevsimlik bir çiçek gibiydi birlikte geçirilen günler. Mevsim dönmüş, çiçek solmuş, aşk bitmişti.

    “Uykum geldi,” dedi. “Gözlerimi açtığımda yeni bir dünya istiyorum. Uyandığımda sen gitmiş ol. Son kez öpmene izin vereceğim. Beni uykumda öpebilirsin.”

    Bütün suçları yüklenerek, üzgünüm, dedim. Uyumanı bekleyeceğim. Seni uyurken öper öyle giderim.

    Hiçbir şey söylemedi.

    Bir boşluğa bakar gibi yüzüme bakarak gözlerini yumdu.

    Oturduğum yerden kalktım, masanın başına geçtim. Masa üstünde darmadağın duran kitaplarını karıştırdım. Sayfaların aralarına koyduğu küçük kâğıtlara öylesine çizikler attığını, bir şeyler yazdığını, sonradan karaladığını gördüm. Bende can sıkıntısından boş bir kâğıda öylesine çizikler atmaya başladım.

    Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordum…

    Hiç kımıldamıyordu.

    Uyumuştur herhalde, dedim kendi kendime.

    Oturduğum yerden yavaşça kalktım, yanına yaklaştım, öpmek için hafifçe eğildim…

    Bir çocuk gibiydi, masum ve tatlı bir görüntüsü vardı.

    Uyanmasını istemediğim için öpmekten vazgeçip sessiz adımlarla kapıya doğru ilerledim.

    Yavaşça kapıyı açtım, tam çıkmak üzereyken, birden arkamdan seslendi:

    “Beni öpmeden mi gidiyorsun, yok, hayır, bunu yapamazsın” dedi.

    Öpmek istedim ama uyandırmak istemedim, dedim.

    “Ama öyle anlaşmıştık”, dedi. “Yalancısın sen.”

    Geri döndüm, yüzüne doğru eğilip, “şimdi öpebilir miyim?” dedim.

    “Hayır”, dedi. “Uyurken öpecektin, uyumamı bekle biraz.”

    “Bu gece bütün yıldızları senin için toplayıp, senin mutluluğun için pencerenin önüne dizeceğim. Kayan yıldızı sakın aramasın gözlerin. Çünkü senin yerin mavili gökyüzüdür. Mutluluk senin olmalı. Sana hüzün değil, sana gözyaşı değil gülmek yakışır. Yalnız geceler değil, dostluklar yakışır”, dedim.

    “Böyle mi düşünüyorsun”, dedi. “Ama sen birazdan gideceksin.”

    Evet, dedim. Boğazımda düğümlenen bir şeyler kaldı..

    Tatlı tatlı gülümsedi sanki gitme der gibi, gözlerini kapadı.

    Aradan bir saate yakın zaman geçti.

    Bir süre diğer odanın penceresinden dışarısını seyrettim. Her şey ne kadar da durgun ve sessizdi. Canım sıkılıyordu. Bir anda yapmak isteyip de yapamadıklarımı anımsadım. Başka yerlere gitmeliydim. Başka mevsimler, başka dostluklar, başka aşklar yaşamalıydım. Ama onu hayatımdan bu kadar kolay koparıp atabilir miydim? Unutabilir miydim? Hem gitmek istiyor, hem de biraz daha kalmak için oyalanıyordum.

    Uyuduğunu düşünerek tekrar odaya döndüm, öpmek için eğildim, usulca dudaklarımı yanağına değdirdim.

    Birden ateşli ateşli beni öpmeye başladı.

    Kendimi geri çekip, gidiyorum, dedim.

    Baygın gözlerle bakarak, “Gitmeni istemiyorum” dedi. “Acele etmesene.”

    Kararsız bir şekilde yanına oturdum.

    Söyleyecek fazla bir şeyde yoktu aslında.

    Ayrılık ortak kararımızdı.

    Elimden tutup yanına doğru çekerek, “Üşürsün belki, uzansana yanıma“, doğru söylendi.

    Yorganını daha sıkı örttüm üstüne, yatmayacağım, dedim.

    “Olmaz”, dedi. “Yatmalısın yanıma, acele etmesene.”

    Boş ver, üşümüyorum, dedim.

    Yorganını ağır ağır kaldırdı, beni kendine doğru çekti…

    Yatağının içinde çırılçıplaktı! 

    Şaşırmıştım.

    Sevgimi yüreğinden kopardığını, gitmem gerektiğini düşündüm.

    Çünkü biz, hep sabaha doğru öpüşürdük. Saatlerce konuşur, kâh güler, kah duygulanır öyle birlikte olurduk. Oysa gün akşam bile olmamıştı. Yüreğini kapatmış çıplak bedenini gösteriyordu.

    Gitmem gerekiyordu…

    Yazarın Diğer Yazıları
    25 Eylül 2022 22:25
    30 Nisan 2024 12:27
    28 Ekim 2022 22:52
    31 Ocak 2023 22:29
    16 Ocak 2023 12:55
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.