Bazı insanlar hayatı yüksek sesle yaşar, bazılarıysa ince ayar yapar. İnce ayar yapanlar fark edilmez ama bozulduklarında bütün düzen çöker. Ben bunu geç öğrendim. Zaten geç öğrenilen şeyler daha kalıcı olur. Sokağın köşesindeki eski apartman, kimsenin bilmediği bir ritimle yaşardı. Sabahları merdivenler gıcırdar, akşamüstleri kapılar biraz daha yavaş kapanırdı....
Bir zamanlar sana koşardım Adım, adım Her şeyi senle yaşardım Sana anlatırdım Kitaplarım isimlerin le dolsun Albümümde resimlerin olsun derdim Her karşılaşmamızda resim isterdim Her Perşembe akşamını İple çekerdim Umutla beklerdim. Akrep dönemez olmuştu ekseninde Zaman durmuştu yerinde Gelmediğin son Perşembe gününde Önce hafif bir kırmızılık sardı Ankara’yı Ufuk yavaş...
Gökyüzünün bir hafızası olduğuna inanmak, belki de insanın kendi unutkanlığına bir teselli arayışıdır. O sonsuz maviliğin, ufacık bir bulutun gölgesini bile tutabildiği hâlde, insan kalbinin en berrak anılarını taşıyamayışına içerlemesinden doğar bu inanç. Ben de yıllardır göğe bakarken bu tuhaf yanılsamanın kıyısında dolaşıyorum. O büyük ve değişmeyen kubbe, gerçekten de...
Bir Diyarbakır gecesi Rüzgâr şakağımdan vuruyor Ensemde günün yorgunluğu Sitede sessiz hız sohbetleri eden arabalar Her cadde başında bekleyen ölüm Nöbetleşe ölen insan çığlıkları Bir Diyarbakır gecesi Balkonda saksıda uyumuş domates fidesi Yan yana dizilmiş toprağa üstünlük taslayan binalar Boynunu aya karşı mahcup büken sokak lambaları Ve şehirlere hapsedilmiş ağaçlar...