AŞK YAZARI MUSTAFA ÇİFCİ
…
Atatürk’ün yaptıkları tüm Dünya’ya örnek olmuştur.
Çünkü yaptıkları Dünya’da eşi benzeri olmayan ilk ve tek örneklerdir.
Örneğin; 19 Mayıs gibi…
Veya 23 Nisan gibi, başka bir yerde eşi yoktur.
Devleti geleceğini gençlerine emanet eden, “Vatanı korumak çocukları korumakla başlar” diyebilmiş başka bir lider yoktur.
Türkçeye sahip çıkan, kurduğu Cumhuriyetle ülkedeki herkese eğitim hakkı veren yine Atatürk olmuştur.
En büyük birlik ve beraberliğin teminatı olan laik sistem yine Atatürk sayesindedir. Ve kendi deyimiyle “Laiklik adam olmak demektir.”
Atatürk’ün başarısı; çağı değiştirecek büyük olayları ve değişimleri önceden görebilmesi, tahmin edebilmesiyle başlar. Küçük ayrıntılarda kaybolmayıp büyük fotoğrafı yorumlayabilmesi, onun gerçekten bin yılın tek devrimcisi olduğunun en büyük kanıtıdır.
Dünya’da kadın-erkek eşitliği konusunda Atatürk tek önderdir.
Tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar büyük bir mücadele vermemiştir.
Türk kadını en büyük desteği her zaman Atatürk’ten almıştır.
Atatürk’ün öncülüğünde kadınlarımıza sağlanan hakların tarihsel süreci şöyledir:
- 03 Nisan 1930: Belediye seçimlerine girme hakkı,
- 26 Ekim 1932: Türk kadınına muhtar ve köy ihtiyar heyeti üyeliğine seçilme hakkı,
- 05 Aralık 1934: Anayasa ve yasada yapılan değişiklikle kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.
O dönemde gelişimini bizden çok daha ileride olduğunu iddia eden bazı batı ülkeleri bu hakları kadınlarına ne zaman vermiştir?
- Fransa: 1944
- Çin: 1947
- İtalya: 1948
- Japonya: 1950
- İsviçre: 1971
- Kuveyt: 2005 yılında vermiştir.
Dünya Güzeli Türk Kızı
31 Temmuz 1932’de Türkiye Güzeli Keriman Halis’in Belçika’da yapılan yarışmada Dünya Güzeli seçilmesi üzerine Atatürk ona “Ece” soyadını verir ve Türk kadınına şöyle seslenir:
“Şunu ilave edeyim ki, Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihten bildiğim için, Türk kızlarından birisinin dünya güzeli seçilmiş olmasını da çok tabii buldum.”
Kadın mı Önemlidir, Erkek mi?
Bir gün Atatürk sofrada, “Kadın mı daha mühimdir, erkek mi?” diye sorar. Kimisi erkeğin önemini ispatlamaya çalıştı, kimisi kadının lehinde konuştu. Fakat en ciddi deliller erkeğin lehine ortaya atılmıştı; çünkü erkek her şey olabiliyordu.
Atatürk biraz sessizlikten sonra şöyle der:
“Doğrudur, erkek her şey olabilir. Fakat onun olamadığı bir şey vardır ki, dünyada erişilecek en büyük kuvvet ve şeref onda mevcuttur. Efendiler, erkek her şey olabilir, yalnız ana olamaz. Onun için kadın, erkekten evvel gelir. Onun için medeni cemiyette erkek daima kadına hürmetle yükümlüdür.”
Atatürk’ün dediği gibi, kadın ve erkek eşitliğinde kadınlarımızın neden bir adım önde bulunması gerektiği, onların “ana” olmalarının kudretiyle açıklanabilir. Başka türlü nasıl anlatılabilir ki? Anlatılamaz. Çünkü yaşamın her alanında kadınlar da erkekler de var. Tüm erkekleri kadınlar doğurmamış mıdır? Zaten “Analardır adam eden adamı” dememişler midir?
Atatürk bu gerçeği her zaman vurgulamıştır:
“Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki, her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir.”
Ve Türk kadınına hitaben söylediği o ölümsüz söz:
“Ey Türk Kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”
Ne mutlu Atamızı yetiştiren o şanlı Türk kadınına…
Ne mutlu Atatürk’e sahip olan şanlı Türk milletine…
Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada en büyük gücü ve desteği Atatürk’ten almıştır. [Aşk Yazarı Mustafa Çifci®- İstanbul, 2026]