Arzu ORTAÖREN
…
ESER: ARI KOVANINA ÇOMAK SOKAN KIZ
YAZAR: STIEG LARSSON
SAYFA SAYISI: 800
“O hiçbir şeyi affetmezdi.”
Lisbeth Salander, bir önceki hikayede ölümcül bir hesaplaşmanın peşine düşmüş ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştır. Yeni maceramız Lisbeth’in yaşam mücadelesi verirken bir yandan da polis gözetiminde oluşu ile başlıyor. Fiziksel sıkıntıları yanında siyasi ve hukuki tehdit altındadır. Hiç bu kadar köşeye sıkışmamıştır. Çünkü İsveç’in derin devlet yapılanması, bildiği sırlar nedeniyle Lisbeth’i susturmak istemektedir. Onu susturmak isteyenlerin bilmediği belki de anlamak istemediği Lisbeth’in kolay lokma olmadığıdır.
Lisbeth’in masum olduğuna en başından beri inanan ve tek destekçisi olan Mikael Blomkvist, Millennium dergisinin tüm imkanlarını kullanarak harekete geçer. Lisbeth, onu bu hale getiren sistemden intikam almak, çocukluğundan beri maruz kaldığı şiddet ve haksızlıklara sebep olan herkesten hesap sormak için büyük bir hukuk mücadelesine başlar. Elbette Blomkvist’in destekleri ile. Yıllarca susturulmuş bir kadın, sistemin çürümüşlüğüne karşı ses yükseltir. Düşmanlar netleşmiş ve taraflar belirlenmiştir. Kazanan kim olacak dersiniz?
Bir önceki maceranın oldukça heyecanlı bir yerde kaldığını söylemiştim yorumumda ve merakla başladık kitabımıza. Elbette ekip aynı, sevgili Bahar ve Zeliha. (Ben biraz gecikmeli okudum, tekrar kusura bakmayın) Güzel bir sohbet gerçekleştirdik kitabın ardından. Teşekkür ederim kızlar bu harika okuma için. Gelsin serinin yeni kitabı o halde. Yine heyecan ve merakla okuduk elbette. Yine Lisbeth’in zekasına hayran kaldık. Ama ara ara sıkıldık okurken çünkü gereksiz uzatılmış bulduk hikayeyi. Fazla ayrıntıya girilmiş olması (devlet içindeki gizli yapılanma hakkındaki ayrıntılar, karakterlerin çokluğu vs.) biraz yordu açıkçası ama sonunda iyi ki okuduk dedik. Lisbeth’e olan hayranlığımız yanında bu hikayede onu tedavi eden doktoru Anders Jonasson ve mahkemede harikalar yaratan avukatı Annika Giannini’ye bayıldık. Okuduğunuzda ne demek istediğimizi çok iyi anlayacaksınız. Heyecanlı, keyifli bir yolculuktu. Sırada “Örümcek Ağındaki Kız” kitabı var. Vefat eden Larsson’un ardından efsaneyi devam ettiren David Lagercrantz kaleminden okuyacağız bu kez.
“Biz şimdi, toplum Lisbeth Salander ve annesine ihanet ettiği için buradayız.”
“Beyin bir muammadır.”
“Söylediklerimi dinlemediklerinden deli doktorlarıyla konuşmuyorum.”
“Bu kızın ruhunda açılan yaraların nasıl iyileşeceğini bilmiyordu.”
“Ben hayatta kalma ustasıyım. Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa onu yaparım.”
“Ben… Ben ilişkiler konusunda iyi değilim ama sana güveniyorum.”
LÜTFEN KİTAP OKUYALIM!!!