Ant İçtim Bil ki senden önce sararmış solmuş kurumaya yüz tutmuş çiçektim Gelişinle yeniden yeşerdim rengarenk muhteşem bir bahara erdim Sen de beni sevince kalmadı gamım tasam kederim bir tek derdim Her sabah bahçelerden çiçekler topladım geçeceğin yollara serdim Senin aşkınla her zaman her yerde göğsümü gururla onurla gerdim Sen sevgi olsaydın ben seni gönül bağıma inan ki ömürlük ekerdim Senin yanında olsaydım güz mevsiminde bile harika bahara ererdim Ben bir sevda rüzgarı olsaydım senin gönül dağında delice eserdim Estikçe derin sevgimle efsanevi aşkımla ayaklarını yerden keserdim Ömrümce seni sevmeye ant içtim yemin ettim kendime söz verdim Ölünceye dek senden seni sevmekten vazgeçersem eğer namerdim
ASLAN Aslan derler bize Aslan Dağ başında ayımız yok Rahat ol geriye yaslan Sürü gibi sayımız yok Kime söyler kime deriz Anlamıyor ki bu keriz Allah ne verdiyse yeriz İhalede payımız yok Bu sırra kimler erecek Ekini olan derecek Bizim cahile verecek Şekerimiz çayımız yok Alparslan aşa bak aşa Cahil...
HUZUR BAHÇESİ KİTAP TANITIMI (Tanıtım Bülteninden) Hayat, herkese aynı şansı vermez bu dünyada; Kimi gül bahçesine doğar, kimi mezarlığa. Bu ikisi arasında seçim şansın yoktur ama bu mezarlığa gömülmek ya da çiçek ekip gül bahçesine çevirmek senin elindedir. O, gömülmeyi kabul etmemiş; acının esir aldığı hayatı değiştirmek için her bir...
ETKİ-TEPKİ OLAYI Durgun bir denizin insanda uyandırdığı huzur, bilmem size neler anlatıyor? Bence, toplumun her kesiminde meydana gelen çeşitli çatışmaların kaynağı bir “Etki-Tepki” olayıdır. Geçen gün sahilde dolaşıken, bu güzel görüntü bana özlenen toplum düzenini çağrıştırdı. Büyük bir hazla bu manzarayı seyrettiğim sırada sahile birkaç genç geldi. Avuçlarında rengârenk, irili...
Ahlak yalnızca bireysel bir erdem değildir. Noksanlığı, toplumda ve kurulu düzende, meşruiyet ve güven bunalımı yaratır. Ahlâk kavramı günümüzde farklı kişi ve çevreler tarafından farklı şekillerde yorumlanmaktadır. Bu nedenle yeniden tanımlanmaya ve ortak ilkeler çerçevesinde değerlendirilmeye ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum.” Ben dilim döndüğünce bir şeyler anlatmaya çalışayım, ilgi duyanlar atıfta...
Milli Edebiyat Akımı, Türk edebiyatının modernleşme sürecinde dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. 1911’den itibaren özellikle Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp, Halide Edib Adıvar gibi öncü isimler tarafından başlatılan bu akım, Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan kültürel ve edebî bir hareket olarak ortaya çıkmıştır. Bu dönem, yalnızca edebiyatın...