Ant İçtim Bil ki senden önce sararmış solmuş kurumaya yüz tutmuş çiçektim Gelişinle yeniden yeşerdim rengarenk muhteşem bir bahara erdim Sen de beni sevince kalmadı gamım tasam kederim bir tek derdim Her sabah bahçelerden çiçekler topladım geçeceğin yollara serdim Senin aşkınla her zaman her yerde göğsümü gururla onurla gerdim Sen sevgi olsaydın ben seni gönül bağıma inan ki ömürlük ekerdim Senin yanında olsaydım güz mevsiminde bile harika bahara ererdim Ben bir sevda rüzgarı olsaydım senin gönül dağında delice eserdim Estikçe derin sevgimle efsanevi aşkımla ayaklarını yerden keserdim Ömrümce seni sevmeye ant içtim yemin ettim kendime söz verdim Ölünceye dek senden seni sevmekten vazgeçersem eğer namerdim
Bilmiyorum artık hiç gelmeyeceksin Bu rüzgarlar artık böyle hırçın geçecek Yorgun kuşlar konacak artık pencereme Çiçekler mevsimini şaşıracak Zamansız Yağmurlar yağacak üstüme Ardından bir dertli adam kalacak sende Seni arayacağım ıslak sokak ve caddelerde Sokak lambalarına sormayacagım tek tek Yıllar boyu düşüncelerimde hep sen olacaksın Çocuklar gibi ağlayacağım bir çift...
Mısralar Çatlaklardan Sızıyor Biz Kelâmı Bayrak Gibi Taşıyoruz Bu çağın aynasında yüzümüz silik değil Ecdada dönük kelâmı susturdular, vicdanı küle gömdüler Ama biz hâlâ harfleri kıvılcım diye saklıyoruz ve bu yangın, unutulmuş isimleri hatırlatacak Karanlıkla pazarlık etmeyenler gölgeye hapsedilmeyenler haysiyeti indirim kodu yapmayanlar için sözümüz kılıç, şiirimiz kıyam Susturulmuş...
Güneş, sevgiyle Ruhunu ısıtır. büyülü, bir yolculuğa Çıkarsın. deniz dalgalanır ,beyaz Martıların Kanatlarında savrulunca. Bir düştür hayaller arasında belir istiklal Caddesinde anılar arasında kaybolursun Taksim tünelinde galataya kavuşturur Sevenler selam verir bizlere eski anılarımızı Tazelenir Cihangirden Çukurcumaya uzanırsın eskiden kalan antikacılar Karşılar seni tarihe direnen Bir gramofondan eşsiz bir musiki...
Rengârenk ve dilden dile, yaşıyoruz şu evrendeElbette kıyamet kopmaz, farklı yoldan yürüyendeMedeniyet sarayının, tuğlasıyız her bir tende Enerji gelir güneşten, kâinat akıl hocamızToprak besin kaynağımız, göçersek de otağımızHava husumet yüklüyse, nasıl güler ki bağımız? Aşk, muhabbet mayamızdır, empatiye alışalımÖlüm noktayı koymadan, adalette buluşalımDaha söz tükenmedi ki, oturup da konuşalımÖlüm noktayı...