KARANLIK BİR GECEYDİ 12 EYLÜL 1980 SEVİM KORKMAZ DİNÇ 214 SAYFA Yaşamak ölmeyi öğrenmekti belki de… Zeynep, Neslihan, Leyla, Mehmet ve o kapkaranlık, uzunnn gece. 12 Eylül 1980 Adım adım felakete sürüklenen bir toplum. Paramparça olan hayatlar, yıkılan hayaller. Harcanmış bir gençlik. Zamanın silemeyeceği yıkımlar. Umutları, yaşamları, aşkları yok edilen...
Sevmez öyle boş durmayı, Her soruna çözüm aramayı Bilmez o imkansızı, Kadının Gücü, çözer her sıkıntıyı. Çocuğu, eşi, işi, evi Kolay sanır erkek milleti, Bir işte zor bulunan, Hafife alır kadın milletini. Merhamet, sadakat desen var, Yuvada vardır en büyük çabalar, Düzen, plan onda var, Alma hafife kadını...
Çekiştirip durma öyle sağımdan, solumdan. Ne laf anlamaz şeysin, sen öyle. Öf…aman, yettin be! De ki, tuttun ellerimden. De ki, alıp götürdün dilediğin yere. De ki, içinden geldi de ısmarladın; yedik, içtik bir şeyler. Bitmiyor ki gitmekle, yemekle, içmekle. Her şeyden önce sevgi gerek. Güven gerek, ruh gerek, ruh… anlıyor...
Eli kolu bağlı duvara tırmanılmaz derler. Haksızda değiller, dümdüz duvar çık bakalım çıkabilirsen. Çıkamazsın… İnsanlar her daim zengin olmanın hayalini kurar. Nasıl hayal eder, önce masasına oturur, masasın da değilse koltuğundadır, orada da değilse mutlaka bir yer bulup hülyalara dalacak bir yer bulur. Hayal bedava, aklından geçenler, düşünceler, bir eli...
Bir rüzgar, esiyordu açık mavi İnce saz, nağmeleri uzaktan. Küçüktüm, aylardan, bir garip hazirandı. Tuttum oyuncak, tabancamla, kendimi vurdum. Öner Fikri