Bu dünyada kendisini kötü gören, sözlerinin, eylemlerinin ve yazdıklarının sonuçlarının nerelere gittiğini gören kaç kişi vardır? Kiminle konuşsanız herkes iyi, herkes sevecen, herkes dost canlısı, büyüklerine saygılı ve genelde de hep haklı. Ama iş pratiğe geldiğinde, her şey çok ama çok farklı. Bildiğin, araştırdığın bir konuda bir şey anlatmaya kalksan...
Hayatımızda sürekli bir şeyleri erteleme eğilimi içerisindeyizdir. Şu sınav bir geçsin, şu işi bir bitireyim, şu terfiyi bir alayım, şu çocuk bir büyüsün gibi birçok bahanelerden sonra “işte o zaman hayat başlayacak” … Oysa hayat şu, bunun içerisinde saklı değildir. Bahanelerin arkasına sığınmakla hayat başlamaz… Fakat fark ettim ki, hayat...
Düşündüm kaleme aldım her şeyiBen kendi yazgımı yazamıyorum.Ekonomik engel bağlar keseyiKendi vatanımda gezemiyorum. Çocuklarım isteklerle geliyorYoksulluk kesenin dibin deliyorBazen hanım bile isyan ediyorHaklısın diyorum kızamıyorum. Devlet memuruyum rüşvet alamamŞahsıma da yakışmıyor çalamamBu dar gelir ile mutlu olamamİşte bu nedenle gülemiyorum. Mağdur’i hiç kurtulmadı darlıktanZengin övünç duyar iken varlıktanBir yer verirler...
Bu düzene artık bir dur diyelim Böyle gelmiş böyle gitmez erenler Önce düşünelim sonra yiyelim Bizde akıl mantık bitmez erenler * Niye kavga etmiş güneş ile ay O zaman vay bizim halimize vay Gelmişten geçmişten başla tek tek say Bu bize az gelir yetmez erenler * Denizde yüzüyor deniz kızları...
Ötekiler: Taşeron İşçiler İşçi kökenli olan yazar İbrahim Koser bu kitabında; Emekli olduktan sonra zorunlu hayat şartlarından dolayı taşeronlarda çalışırken bizzat kendisinin ve de çalışma arkadaşlarının yaşadıkları ötekileştirici, onur kırıcı, insanlığa sığmayan davranışların sonucunda başından geçen olayları kısa kısa hikayeler şeklinde yazarak kendi siyasi, politik kimliğiyle harmanlayarak okuyucuya ulaştırmayı hedeflemiş.Yazar...