Nefesim daralıyorYüreğim idam sehpasındaNefes nefese, soluğum üşüyorTitrek mum alevî sankiSol yanım sensizliğin, idam gecesiBak gün sensiz geçiyorGece sensiz aydınlanıyorZaman sensiz tükeniyorÖmür kısalıyor, zaman daralıyorHasret diyorum, hasret, Sensizliğin hasretiSen bekle diyorsunÖzeldim diyorum sen sabır diyorsunGel, bi yüzün gören diyorumÇok işim var diyorsunSakın sanmıyasın’ki ben cayarımSanmıyasın’ki bu sevdadan ben vaz geçerimArkamı döner...
SUR DİPLERİNDE gülibrişim ağaçlarında geçen zaman ben senin hayatının nesi olurum yağmurunu bırakmayan bir bulut gökte çocukluğu gelirmiş aklına eski bir fotoğraftan çıkmış gibi ansızın yalnızlığının yalı boylarında, sur diplerinde su geçirmez topraklarda bıraktığı gençliği gelirmiş aklına Öner Fikri
MÖ 1500 yıllarında, Ege Denizi’nin masmavi sularında Selene Adası adında küçük bir ada vardı. Bu ada, bereketli toprakları ve zeytin ağaçlarıyla kaplıydı. Adada Selene adında güzel bir prenses yaşıyordu. Prenses Selene, bilgeliği ve güzelliği ile tüm adada seviliyordu. Bir gün, Selene denizin kıyısında yürürken, uzaklardan bir şarkı sesi duydu....
10 Mayıs 2025 Cumartesi günü, saat.15.00-18.00 arasında;Adalet Parkı Sunum Alanı Merkezefendi-Denizli adresinde ”Anneler Günü” için, ”Bırakın Kızlar Okusun Kültür Sanat ve Eğitim Derneği (SESKODER) Başkanı Safiye Samyeli ve yöneticilerin organize ettiği ”En Güzel Şarkıyı Benim Annem Söyler Şiir ve Müzik Şöleni” tertip edilmiştir. Etkinlik sırasında, ayrıca ”Yılın Annesi Ödül Töreni”...
Hayatın, bir psikolojik tiyatro gibi hissettirdiği zamanlarınız oldu mu hiç? İç dünyanızı ve hikayenizi hiç korkmadan anlatmak istediğiniz anlara esir düştünüz mü? Son gününüz olduğunu bilseydiniz bütün sırlarınızı paylaşmak veya haykırmak ister miydiniz? İşte son gününü sahnesinde geçiren bir adamın, hayatıyla ilgili son oyununu anlattığı bir romanla karşı karşıyasınız. Kendinizi...
Işığım gölgeme gizleniyor. Çıkmaz sokaklar labirent , Kırk küsur yıl, zikir / dua da eskimiş kellem… Gökkuşağının altına defneler dikiyor. Seni uzaktan seyre dalan ruhum, Kuru ekmeği geceye banıp , gözlerini yudumluyor . Türbe yapıp ayak tırnağını, ışığın doğduğu şehre … Karanlığı örtü yaparak , bin yıllık rüyama , Gözlerine...