Şiir bir nehir gibi akan bir süreçtir. Şiiri durağan bir tanıma sıkıştırmak, tabi ki sınırlandırmak, bizi düşünsel ve felsefi olarak şiir tanımında yanlışlar ve hatalar yapmamıza neden olacaktır. Çağa ve döneme göre, şiir ile ilgili yapılan tanımlar o gün ve o anlayışa göre, kişi özelliğini de içinde taşıyarak elbette doğrudur...
Sana yalvardım yakardım İnsanlığa yaramadın İnan ben zaten sakardım Yaramızı saramadın Herkes bak kendi işinde Hesabın üçü beşinde Yalan dünyanın peşinde Gittin gittin varamadın Daldan dala gidin konun Sonun nasıl olur sonun Hazır gelmiş çimentonun Harcını hiç karamadın Pınar aksın göller dolsun Yalancının gülü solsun Birgün olsun birgün olsun Alparslan’ı...
Hayal gemisinin kaptanı Kimse tanımaz metin Özdoğan Şiir doludur deryası Şiirlerdir hayal gemisinin rotası *** Gezer hayal denizinde Şiir doludur seyir defterinde Dalgalar şiir getirir gemisine Rüzgarlar şarkı söyler birlikte *** Yazdıkları hayalimi gerçek mi bilinmez Kalemi hiç yalan yazmaz Hayali bitmez tükenmez Yazdıkları şiir mi bilinmez *** Dolaşır hayalinle...
Senden önce sararmış solmuş tam kurumaya yüz tutmuş çiçektim Hazanı yaşarken aşkınla yeniden yeşerdim şahane bir bahara erdim Senin sevginle o kadar güçlendim ki şimdi yıkılmaz devrilmez devim Yalnızca senin yüreğindir benim ömrümce yaşayacağım sıcacık evim Ey güzel kadın zarif sevgili çünkü ben seni ben seni ömürlük sevdim 28.06.2022 Hüseyin...
Kurumassa ağaç anlar baharı Can manaya hasret yetiş sevdiğim Gözlerdeki yaşlar olur kararı Kan damlaya hasret yetiş sevdiğim Gidelim beraber umut ekmeye Ben dünden hazırım senle bitmeye Sevda ateşinde varım pişmeye Han yanmaya hasret yetiş sevdiğim Durmadan çalışan ölümlü kulum Ağır yük altında kalmış yorgunum Çok yağmurlar yağdı hala durgunum...