Dilaver Karagöz
İnsan ayazda sevgisi kadar üşürmüş.
Bir İnsanlık masalı ;
Çevirince sayfaları elimle
Onca çocuk kalbi yaralı, onca masum kadın mezarı ve onca ihtiyar gözyaşları
Seyredince yanarım tenimle
İsyan etmek için her şey müsait….
Ah gamsız, ah vefasız insanlar milyonlarca insan üşürken sen bu dünyada var olduğunu mu sanıyorsun…
Siz sonbahar’ ı bilir misiniz ve ardından gelen kışı…
Ve; o sonbahar’ın gelene kadar bilinmeyen diyarında neler yaşandığını….
Yapmayın, etmeyin o ilkbahar ve güneşli günlerinizden ayaz yokmuş gibi, kış yokmuş gibi yaşamdan bahsetmeyin.
Her şiir yazdığımda Kuru çeşme gelir aklıma
Söz geçmez ki çocukluğumda saklıma
Hep eleştirir beni kızsamda haklı ama
Çocuktan al haberi derler inanırım.
Bana diyorlar her aklına geleni yazıyorsun..!
Akıl bu sabret denmez ki !
Yani;
Acelesi var , eceli var…..
Para araç olmaktan çıkıp amaç denen kepazeliğe bürünmüşse artık şeytan denilen yaratık insanlaşmıştır.
İnsan şeytanlaşmışsa esir olur kötülüğe.
Şeytan denilen aslında tüm kötülüklerin ta kendisidir ve dünyadaki temsilcisi paradır.
Biz insanlar para denilen aşağılık kağıt parçasına esir mi olacağız, melek denen iyi insan olup özgürlüğü mü seçeceğiz…?
Seçim de tek şık; özgürlük var iken , akıbette iki şık; hem tutsaklık , hem de özgürlük vardır.
Cehennem ve cennet denen yer de tam da bu tercihe göre şekillenir.
Cennet ve cehennem denilen yer var mı ? Emin değilim, gidip görmedim.
Lakin şundan eminim;
Bir çocuk gözyaşından, bir yoksulun açlığından, bir annenin feryadından, evine ekmek alamayan bir babanın çaresizliğinden payıma, ne kadar azap düşer