Betül FIRAT: Öncelikle hoş geldiniz diyorum. Biz sizi ekranlardan tanıyoruz ancak bilmediğimiz nice yönlerinizin olduğunu da biliyoruz. Bize kendinizden bahseder misiniz, sizi daha iyi tanımamız için? Tayfun SAV: Evet, Betül Fırat Hanımefendi’nin, güzel Ankaralı gazetecinin röportajında kendimden bahsedebilirim. 45 yılı arzu ederseniz bir anda anlatmak kolay değil, 45 dakikada da...
#OkudumBitti #ATIQRAHIMI #SABIRTAŞI. Müslüman ülkedeki kadınların kötü yazısını farklı bir boyuttan ele alan harika bir eser. Roman, her zaman karışık olan ve siyasal – sosyal yapısı bir türlü düzen tutmayan Afganistan da savaşın ortasında iki göz odalı, kasvetli bir evde geçer. Savaş nedeniyle halk daha güvenli yerlere kaçmaya çalışsa da...
1901 yılında Bayburt’ta doğdu. Şair ve siyasetçidir. İstanbul Erkek Lisesi son sınıfında iken Kurtuluş savaşına katılmak amacıyla Ankara’ya geldi. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünde çalıştı. 1923’te İstanbul’a döndü ve yarım bıraktığı okulunu bitirdi. Anadolu Ajansında çalıştı. 1933 yılında Paris’e gitti ve orada Siyasal Bilgiler okulunu bitirdi. Türk Dil Kurumu...
Her neyim var ise silip defterden O yarin adını başa yaz kader Ayrılığı alıp özlemi çıkar Hasret sancısını taşa yaz kader Kırma kalemimi yazıktır bana Yanıktır bu canım sevdadan yana Sahrada kumlara dağda ceylana Aşkımı göklerde kuşa yaz kader Doldur dividini aç defterini Şu zalim feleğin boz ezberini O hayırsız...
Yazarken, kalem kaderi… Yazan el ne düşündü? Bin çehreye bürünse tenim … Kalem ne yazdıysa… İşte o hakikat. Aşk şerbetini, Bin yıl başından döksem, Dudaklarını, dudaklarıma mühür vurup… Nefesi…Nefesimde yaşasan … Kırıp tüm kadehleri , Sunakları yıkıp … Tanrının kaleminden …Kaderi değil… Gözlerinin resmini yapsam. Sonra, avucuma rüzgar doldurup… Savursam...