DOLAR
18,5195
EURO
18,1857
ALTIN
986,88
BIST
3.146,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Cuma Açık
26°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
22°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C

YAZAR Nermin GÜDAY KAÇAR

YAZAR Nermin GÜDAY KAÇAR

İnadına Kıvırcık Soruyor, Nermin GÜDAY KAÇAR Cevaplıyor

İnadına Kıvırcık:  Merhabalar kıymetli ziyaretçilerimiz. ESANMEL, Edebiyat ve Sanat Meltemi Sitesi olarak yine edebiyat ve sanatla harmanlanmış bir röportaj ile karşınızdayız. İnadına Kıvırcık Soruyor adlı röportaj serimizin altıncısı ile karşınızdayız. Altıncı konuğumuz benim de keyifle okuduğum Bilinmezin Peşinde kitabının yanı sıra Melekler Evi, Efsunlu Gözler ve Hüzün Dalgaları adlı kitapların yazarı Nermin GÜDAY Kaçar. Sorularıma geçiyorum böylelikle Nermin GÜDAY Kaçar’ı hep birlikte yakından tanımış olacağız. Tekrar, merhabalar Nermin Hanım. Öncelikle davetimizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Lütfen okuyucularımız için kendinizi tanıtır mısınız?

Nermin GÜDAY KAÇAR: Merhaba İnci Hanım. Davetiniz için ben de çok teşekkür ederim. 1969 Bolu doğumluyum. Evli ve bir kız annesiyim. İki torunum var. Bir kamu kuruluşunda memur olarak çalışmakta iken 2015 yılında emekliye ayrıldım. Yirmi küsur yıldır Edebiyatın içindeyim. Yüreğimde birikenleri yazmayı ve paylaşmayı seviyorum. Sade bir yaşamım var. Benim için en önemli olgu ailemdir. Hırslarım, kinim hiç olmadı bugüne kadar. Bu şekilde de devam etmesini diliyorum rabbimden.

İnadına Kıvırcık: Ne kadar mütevazı siniz, yirmi yıl çok uzun bir süre. Bu röportajımızı okuyanların faydalanacağına eminim.   Nermin Hanım belki sıklıkla duyduğunuz bir sorudur ama okurlarımız için bir daha cevaplarsanız seviniriz. Yazmaya nasıl ve ne zaman başladınız?

 Nermin GÜDAY KAÇAR: Okumayı çok seven biriyim. Babamın öğretmen oluşundan olsa gerek, onun tesiriyle okumaya başladım. Bizim çocukluğumuzda kitap alma imkânımız yoktu. O yüzden de Halk kütüphanesine üye olmuştum. Durmadan kitap alır, okurdum. Sonra memuriyete başladım, evlendim. Çocuğum olduktan sonra okumaya ara verdim. Yazmaya gelince, aslında tesadüfen oldu diyebilirim. Ben okumaktan hoşlanan biri iken, bir arkadaşımın tavsiyesi ile yazmaya başladım. İyi ki de telkinde bulunmuş. Otuz beş yaşından sonra farklı bir dünyanın kapısını aralamış oldum. Yazabiliyor olmamın farkına vardıktan sonra çok çaba sarf ettim diyebilirim. Öyle bir açlık vardı ki anlatamam size. İlk başlangıçta anılarımla başladığım bu yolda, azmim ve çalışmam sayesinde kurgulamayı öğrendim. Harika bir duyguydu. İlk öyküyü yazdığımdaki heyecanı tarif edemem size. Sanırım yüreğimde yanan yazma ateşi beni ileriye götürdü. Hiç vaz geçmedim.

İnadına Kıvırcık: Evinde kitaplık ile büyüyen insanlar fark ediliyor. Benim de babam sizinki gibi öğretmendi. Halk kütüphanelerinden üyeliklerimiz vardı. Ne kıymetli anılar bunlar. Nermin Hanım iyi bir okurun kendisini yazdıklarında gösterdiğine inanırım. Siz de iyi bir okurken iyi bir yazara doğru bir yolculuğa çıktınız. Peki, kitap çıkarma fikri nasıl ortaya çıktı?

Nermin GÜDAY KAÇAR: Yazmaya başladıktan sonra yazdığım metini okutmak istiyordum. O yüzden de uzun süre Edebiyat Defteri adlı bir internet sitesinde yazılarımı paylaştım. Edebiyat okulu gibidir o platformlar. Birbirimizden çok şey öğrendik. Dostluklar kurduk. Birbirimize yorumlar, eleştiriler yapardık. Deneyimli yazarların kitapları çıktığında hem onlar adına seviniyor, kendi adıma da burukluk hissediyordum. Edebiyatta olgunluğa ulaşmak için çok çok uzun yılların geçmesi gerekiyor. Kalem olgunlaşıyor, deneyim, üslup yerli yerine oturması gerekiyor. Fakat heyecanla atan bir yüreğe sahipseniz bunları düşünemiyorsunuz. Ben de kitap sahibi olmak istiyordum. Dereye girmeden derinliği kestiremiyorsunuz. Ben de o amaçla derenin içine girmeye karar vererek, 2012 yılında  “ Hüzün Dalgaları” adlı öykü kitabımı çıkarttım. O benim için kızımdan sonraki çocuğum gibi değerliydi. Ona, hayallerimi, umutlarımı katarak yayınlamıştım. İyi ki de cesaret etmişim. Hiç pişmanlık duymadım.

İnadına Kıvırcık:  Yolunuz açık olsun Nermin Hanım. Halk dilinde bir tabir vardır, Allah utandırmasın diye. Umarım yaptıklarınıza, yazdıklarınıza değer. Şöyle dönüp bakınca ben de bir gün sizin gibi hiç pişmanlık duymadım diyebilirim umarım. Nermin Hanım… Aslında Nermin Hanım demek biraz garip geliyor bana. Sizi hem edebiyatta hem de gerçek hayatta bir abla bir yol gösterici olarak görüyorum. Ziyaretçilerimizin affına sığınarak size eskisi gibi Nermin Abla diye hitap edeceğim. Nermin Abla,  bize kitaplarınızı biraz daha yakından tanıtır mısınız? Yayınladığınız kitapların isimleri nelerdir? Kitaplarınızla henüz tanışmamış okuyucularımız için içeriğinden bahseder misiniz? Kitaplarınızda okurlarınızı neler bekliyor?

Nermin GÜDAY KAÇAR: İlk kitabım “Hüzün Dalgaları” Öykü; ikinci kitabım “Bilinmezin Peşinde”  Roman, üçüncü kitabım “Melekler Evi” Roman, Dördüncü Kitabım ise “Efsunlu Gözler”  Roman. Bitmek üzere olan bir dosyam var. Onu da bitirir bitirmez yayınlamayı istiyorum. Onun adı da “Uzakların Çağrısı” olacak. İlk kitabım öykü kitabı. Gerçek hayattan kesitler taşıyan öyküler var. Halkın içinden, yaşamımızdan çay arası okunacak öyküler. İkinci kitabım; Bilinmezin Peşinde; aile öyküsü. Babalarının ölümünden sonra bir araya gelen kardeşlerin arasında geçen anlaşmazlıklarla başlıyor hikâyemiz. Baba ile en çok ilgilenen Emel’in bulduğu günlükle babasının hayatıyla ilgili bilinmeyenlerin peşine düşüyor. Gerisini okuyuculara bırakalım. Bu kadar ipucu yeter sanırım. Üçüncü kitabım Melekler Evi; Kan davası mağduru Av. Aysu’nun büroya gelen Melike’nin boşanma davasını kabul etmesiyle başlıyor hikâyemiz. Aysu Avukat kimliğinin yanında insani duygularla mücadeleye başlıyor. Onu kurtarmak için büyük savaş veriyor. Maalesef Melike’yi cani kocasından kurtaramıyor. Hukuk mücadelesini bu kez bütün mağdur kadınlar için devam ettiriyor. Efsunlu Gözler de de yine toplumsal yaralar var. Kadının toplumdaki yeri, ezilmişliği. Töre ve Ağalık sistemine karşı mücadele var. Bu mücadele arasında iki gencin tertemiz aşkı yer alıyor.

İnadına Kıvırcık: Ne kadar güzel tüm hikâyeleriniz, tüm karakterleriniz hayatın içinde, sanki sokakta her an karşımıza çıkacakmış gibi. Nermin Abla, biraz özel bir sorudur yazarlar için, ama yazmaya yeni başlayanlar için cevaplandırmanızı rica ediyorum. Yazılarınızı yazarken zorlandığınız anlar oldu mu?  Kendinizi nasıl motive ettiniz?

 Nermin GÜDAY KAÇAR: Yazılarımı yazarken zorlanmıyorum. Sadece başlangıçta konu olarak seçimde zorlanıyorum bazen. İpin ucunu yakaladıktan sonra gerisi kolaylıkla geliyor. Başladığım bir kitaba devam ederken ara verirsem zorlanıyorum. Tembelleştiriyor ara vermek biz yazanları. Zaten, başladığımız roman beynimizin içinde dolaşıyor bizimle. O dönemde mayalanmaya bırakıyoruz. İyice olgunlaştıktan sonra kâğıda dökmek zor olmuyor.

İnadına Kıvırcık: Nermin Abla yine yazarlıkla ilgili bir sorunuz var.  Yazılarınızı kaleme alırken ne tür okumalar yapıyorsunuz?  Yazılarınızı üretim esnasında özellikle okuduğunuz bir tür var mı?

Nermin GÜDAY KAÇAR: Yazacağım konuda araştırma yapıyorum. Benzer kitapları okuyorum. Ben, Türk Edebiyatını daha çok seviyorum. Klasiklerin çoğunu okudum. Rus edebiyatını da seviyorum. İlerlememe çok faydası oldu. Ülkemi konu alan, tarihi romanlar daha çok ilgimi çekiyor. Okumaktan büyük zevk alıyorum.

İnadına Kıvırcık: Nermin Abla aslında çok isim var ama sizin için de özel olanlar vardır diye düşünüyorum. Kendinize örnek aldığınız, idol olarak gördüğünüz yazar ya da şair kim ve neden?

 Nermin GÜDAY KAÇAR: Az önce bahsettiğim gibi ben Türk Edebiyatını çok seviyorum. İdol olarak gördüğüm yazarların başında Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Sabahattin Ali, Vedat Türkali, Rıfat Ilgaz ve şimdilerde keşfettiğim Suat DERVİŞ gibi isimler var. Şairlerden de Cemal Süreyya, Ahmet Arif, Nazım Hikmet, Turgut Uyar, Orhan Veli. Seçtiğiniz yazarın eseri size keyif veriyorsa bir daha bırakamıyorsunuz zaten. Okumaktan aldığımız zevk, tattığımız yemek gibidir. Bu nedenle de sevdiğim yazarların ve eserlerini okumayı seviyorum. Gerçi, bu da yanlış bir tutum. Çünkü tesadüfen rastladığınız adı duyulmamış yazarlarımız da çıkıyor karşımıza. O yüzden ben yeni yazarlara şans vermeyi seviyorum. Yeni kalemlerle tanışmak hoşuma gidiyor.

İnadına Kıvırcık: Nermin Abla ismini saydıklarınız arasında sevdiğim yazarlar listesinde olmayan yok. Bunun üzerine öykülerini sevdiğim Leyla Erbil, Bekir Coşkun ve Aziz Nesin’i eklemek isterim. Gerçi daha çok var ismini anmadığımız, edebiyata gönül vermiş, edebiyat aşkıyla yanıp tutuşmuş… Hepsine selam olsun. Peki, Nermin Abla,   günümüz yazarlarından kalemini beğendiğiniz yazar ve şairler kimlerdir?

Nermin GÜDAY KAÇAR: Günümüz yazarlarını okumayı seviyorum. Çok başarılı yazarlarımız var. Çevremde tanıdığım yazar dostlarımın kitaplarını okumaya çalışıyorum genelde. Okuma oranının düşük olduğu ülkemizde zaten yazarlar okuyor birbirlerinin kitaplarını. Örneğin sizin Ölümüne Aşk ve Şen Yuva adlı kitaplarınızı okumaktan zevk aldığımı söyleyebilirim. Gülhan GENÇ, Fatma TÜRKDOĞAN, Perihan METİN, Lavinya ÖZ, Çiğdem KÖROĞLU, Nail UYAR, Ayhan SARIKAYA, Canan KORKMAZ, Aynur ENGİNDENİZ benim yakın dostlarım. Kalemlerini beğenerek okuyorum. Tabii ki bu saydıklarım şimdilik göz önünde değil fakat ileride değerleri anlaşılacaktır.

İnadına Kıvırcık: Ben de Fatma TÜRKDOĞAN’IN kalemi ile tanıştım. Kıymetli bir yazar. Bahsettiğiniz diğer yazarları da not alıyorum. Çok kıymetli bir yazardan gelin çok kıymetli tavsiyeler. Nermin Abla yazarlıkla ilgili sorularıma devam ediyorum. Yazarken ilham veya motivasyon kaynağınız nelerdir? Biraz bahseder misiniz?

 Nermin GÜDAY KAÇAR: Aslında yazma amacım benden sonraya benden izler bırakmak. O yüzden de bizim için zaman çok değerli. Yaşıyorken daha fazla esere imza atma isteğiyle gayret göstermeye çalışıyorum. Tatlı mı tatlı iki torunum var, onlar bana gereken motivasyonu veriyorlar. Pandemi sürecinde halkın arasına çıkamıyoruz. O nedenle de insanları gözlemleme veya hayat hikâyelerine ulaşmak zorlaştı. İlham geldiğinde, bir cümle bile yeterlidir. Başladığımızda sonu geliyor genelde.

İnadına Kıvırcık: Allah uzun ömür versin Nermin Abla. Yine yazarlıkla ilgili bir sorum geliyor. Yazmak sizin için ne ifade ediyor? Hayatınızın neresinde yer alıyor?

 Nermin GÜDAY KAÇAR: Yazmak, benim için en temel gereksinimlerden oldu. Ara ara tıkandığım zamanlar dışında genellikle yazıyorum. Yazamadığım dönemde de okumaya ağırlık veriyorum. Yazarlık dışında evin yükümlülükleri var. Bakmaktan büyük zevk duyduğum iki torunum var. Onlarla vakit geçirmek de dinlendiriyor beni. 

İnadına Kıvırcık: Hayalimi yaşıyorsunuz Nermin Abla. Emeklilik evde bol bol yazma. Ne kadar güzel. Ben bir şey yaparken başka bir şeyden taviz vermek zorunda kalıyorum. En son uykumdan feragat ediyorum. Hem çalışıp hem yazmak zor gerçekten. Nermin Abla, şimdi de yazdıklarını yayınlamak isteyenlerin merak ettiği bir soru var.  Onlara yardımcı olmak için soruyorum.  Kitaplarınızın yayınlanma sürecinizden bahseder misiniz? Yaşadığınız zorluklar nelerdi?  Bu süreçte size kimler destek oldu? 

 Nermin GÜDAY KAÇAR: En zor kısmı yayınlamaya karar verme aşamasında. Ben, biraz cesaretliyim galiba o konuda. Hemen yayınlanmasını istiyorum. Dört kitabım yayınlandı. Hepsi de farklı yayınevlerinden çıktı. Bu dönemde, yayınevi seçimi de çok zor. Büyük yayınevleri, isim yapmış yazarların eserlerini yayınlıyor. Dolayısıyla biz yeni yazarların o şansı yok. O yüzden de kendi imkânlarımızla yola çıkıyoruz. Basım maliyetleri çok yüksek. O yüzden de daha seçici olmak zorundayız. Bize uyan, zorlamayan seçenekleri seçiyoruz. Şahsen, benim tek amacım var. Eserlerimin, okuyucuya ulaşması. Çok büyük beklentim yok. Benden sonraya izler kalsın. Kitap yazma ve yayınlama sürecinde yakın çevrem çok destekledi beni. Özellikle eşim bu konuda çok destekledi.

İnadına Kıvırcık: Eşlerimiz gizli kahramanlarımız onlar desteklemese bu denli yazamazdık belki de. Nermin Abla, yirmi yıllık edebiyat deneyiminize dayanarak soruyorum. Yazmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

Nermin GÜDAY KAÇAR: İlerlemek için yazmayı sevmeleri gerekiyor. Azim gerekiyor; karşılaştıkları sorunlarda vaz geçmemeleri için. Ayrıca, en önemli konu da düzenli okuma yapmalarıdır. Yazmak için önce beslenmek gerekir. Bir yazarın besin kaynağı kitap okumasıdır. Yetenek faktörü de eklenince verim artar.

İnadına Kıvırcık: Güzel ve keyifli bir sohbetti. Nermin Abla Röportajınız için ziyaretçilerimiz ve kendi adıma sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Son olarak okuyucularımıza buradan ne söylemek istersiniz?  Nermin GÜDAY KAÇAR: Ben de size çok teşekkür ederim. Harika bir sohbetti. Okuyucularımızın hepsini sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bizleri unutmasınlar. Özellikle biz tanınmamış yazarlara şans versinler. Eminim eserlerimizi çok beğenecekler. Okumak, her açıdan faydalı bir uğraştır. Beyni dinlendirir, zihinden kötü düşünceleri kovalar. Sanatla kalın.

İnadına Kıvırcık: İnadına Kıvırcık Soruyor adlı röportaj serimizin altıncısını gerçekleştirdik. Altıncı konuğumuz benim de keyifle okuduğum Bilinmezin Peşinde kitabının yanı sıra Melekler Evi, Efsunlu Gözler ve Hüzün Dalgaları adlı kitapların yazarı Nermin GÜDAY KAÇAR’DI. ESANMEL Edebiyat ve Sanat Meltemi sitesinin sevgili ziyaretçileri,  veda vakti geldi.  Sanatla, edebiyatla kalın, hoşça kalın….

Yorumlar