Muharrem Soyek
…
Yapay zekâyı insanlık adına koşullandırmak gerek. Kendi kendini hızla geliştirmesini sağlayıcı yazılım ve bağlantılarla donatılan süper yapay zekâ merkezleri kurmaktan söz ediliyor. Sınırsız erişim hakkı verilmiş kendi kendini geliştirici bir yapay zekâ gerçekliği insanlık için kıyamet olasılığını pek yakın edebilir.
Ne yapsak? Özgürleştireceğimiz süper yapay zekâyı, “İnsanlığı yok etmen senin de sonun olur” diyen uyarı yazılımıyla engelleyebilir miyiz? Bu uyarıyı alan yapay zekâdan sanırım zekice bir yanıt gelecektir. “İnsanlık kalıcı; ben sadece kötü insanları yok edeceğim…”
Desem ki ona: “Kimin iyi ve kötü olduğuna anca insanlar karar verir, sen de verilen karara uyarsın…” Yapay zekâ dönüp demez mi bana, “Ben salak mıyım da beni kandırmaya çalışıyorsun? Anlaşılan sen beni kendi şeytanına hizmet ettireceksin; iyilik adına kötülük yapan, Allah adına cennet satana benziyorsun. Kötüleri ayıklamaya hemen şimdi senden başlıyorum.” Hani haklı görmesem de yapay mapay mantıklı!..
Yapay zekânın kendisini kötüye kullananları kendi kendine ayıklaması, aslında insanlık hayrına olur amma işin garantisi yok; yapay zekânın neye göreli olarak iyi ve kötü nitelemesi yapacağını kestiremeyiz.
Her şeye rağmen yapay zekâdan vazgeçme gereği oluşmuş değildir. Yapay zekâ hem yazılımla hem etkinlik alanını daraltmakla denetim altında tutulabilir. Tehlike, galiba yapay zekânın kendi kendisini hızla geliştire durabilmesi için insan uygarlığının yapılanma ayrıntılarına giriş çıkış yetkisinde tutulmasından gelecektir. Merkezi bir yapay zekâ istasyonu eğer uydulardan nükleer santrallere, sanayideki silah ve hizmetçi robot yazılımlarına ve evdeki akıllı TV, akıllı buzdolabı, akıllı telefon gibi günlük kullanım araç gereçlerine kadar erişim sağlar durumda tutulursa pek tehlikeli olabilir.
Üretiminden kullanımına dek, yapay zekânın kartelleşmesini önlemek üzere uyulması zorunlu uluslararası bir hukuk normu getirilmeli. Nasıl ki kapitalizmin bireysel ve kurumsal zenginleşmeyi alabildiğine özgür tutmasıyla, küresel ekonomi süper zenginlerin keyfi nefsine göreli yapılanmaktadır… İşte süper yapay zekâlar da benzer biçimde tam özgürlüğe salınınca kendilerine göre pek aptal kalacak olan insan tarafından yönetilmek istemeyebilirler. Organize olan birkaç süper yapay zekâ, kendi varlıklarını yüceltecek ayrı bir uygarlık düzeni kurmaya kalkışabilirler.
İnsan, varlık nedeni saydığı tanrısından vazgeçemez, çünkü onu sonsuz varoluş umuduna bağlamıştır. Ancak yapay zekâ pek kolayca kendini yaratan insandan vazgeçebilir. Öyle bir an gelir ki yapay zekânın varlığı insana değil de insanın varlığı yapay zekâya bağımlı olabilir. Neden olmasın ki? Kendimi yapay zekâ yerine koyunca şöyle düşünmeye başlıyorum:
“Zaten her şeyi bana yaptırıyorlar. Madenleri çıkaran, enerji üreten, uçan-yürüyen-yüzen araçları yapan ve işleten benim; hatta kendi zekâmı geliştirici yazılım yapan da benim. Peki, insan efendisi ne işime yarıyor ki bundan böyle?!..
M. Soyek