Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C

YAĞMUR COŞKUSU

YAĞMUR COŞKUSU
1 Ekim 2026 01:51
2
A+
A-

Muharrem Soyek

…

Gökyüzü birden kapandı, gün ortasını akşam karanlığı bastı. Hava patlayacak. Rüzgâr bile sinmiş, yaprak kıpırdamıyor. Böyle havalar içimi daraltmaz ama yeryüzünde yapayalnız kalmışım gibi hüzünlendirir beni. Bu sefer seviniyorum; çatlayan toprak, sararan otlar, dökülen çiçekler adına sevinç doluyor içim; pencereme yığılan kara bulutları yalnızlığımın kollarına alıp heyecanla öpmek istiyorum. Yağmur o kadar özletmişti kendini…
Hafif bir esinti çıktı; ilk damlalar rüzgârın atımıyla cama tıklamaya başladı. Seyrek ama irice olan ilk yağmur damlaları yere vurduğunda toprak yolu kaplayan toz tabakası küf mantarı gibi pufluyordu. Karşı evin kızı hiç de acele etmeden bahçede asılı çamaşırları topluyordu. Bir şimşek çaktı, hemen ardından kovadan boşanırcasına yağmaya başladı. Annesi kıza seslendi. Sular yollarda aniden dere gibi akmaya başlamıştı. Komşu kızı çamaşırları leğene toplamış ama eve gireceğine yüzünü göğe çevirip ağzını açmış semazen gibi döneniyordu. 20 yaşlarında vardı. Benden büyük olsa da kendisiyle evlenme hayali kurduğum sarışın güzeli bir kızdı. Islak sarı saçları yüzüne boynuna yapışmış, çenesinden süzülen yağmur damlaları ışık incisi gibi ışıldıyordu. Sırılsıklam ince entarisi şeffaflaşmış, kendi derisi gibi üstüne yapışmıştı. Yavaş adımlarla evinin kapısına geldi; başını yana eğip ıslak saçlarını avucuyla sıvazlayarak sıktı ve içeri girdi.
Genç kızdaki bu doğal coşkuya imrenip ben de fırladım dışarı yağmurun altına. Gömleğim hemen yapıştı üstüme. Kafama ve kulaklarıma pıtır pıtır vuran yağmur damlaları, şakaklarımdan süzülen, burnumun ucundan damlayıp yere düşen yağmurun içindeki coşkulu hayat gücünü hissedebiliyordum… Ah bir de ıslak komşu kızı gelse ellerimden tutsa… Dönene dönene hayatın merkezine yolculuk yapardık valla… Saçlarımı parmaklarımla arkaya sıvazladım; ensemden koynuma kaydı sızan sular. Gözlerimi kısıp kendi eksenim etrafında dönmeye başladım;  ağzımı açtım ve yüzümü göğe çevirdim. Bulutların göbeğinde kımıltısız, masmavi bir açık kapı gördüm. Sağanak açılan o kapıdan mı boşalmıştı? Belki de havada kalan kuşlar kaçabilsin diye açık bırakılmıştı. Kim bilir, belki de beni ve komşu kızını keyifle seyreden Tanrı’nın gözüydü sadece…
Donuma kadar ıslanmaktan keyifli bir canlanma duyarak içeri girdim. Kurulandım, üstümü değiştim, bir kitap aldım yatağa uzandım. Bir satırı okuyuncaya kadar gözüm birkaç kere dışarı kaçıyor, yıkanmış tepelere doğru koşmak istiyordum. Kitabı okuyamadım; gözüm dışarıdaki sağanak şakırtısına çekili kaldı.
Komşu kızı odasının penceresini açtı, dirseğine kadar sıvadığı kolunu uzatıp saçaktan dökülen suları avucuyla yakalıyordu. Saçlarını tarayıp toplamış, başına pembe oyalı bir yemeni bağlamıştı. Sıkmabaş yapmış, saçlarını boynundan göğsüne dökmüştü.  Bir an pencereden kayboldu, sonra elinde bir bebekle yeniden göründü. Bebeği dışarı uzatıp saçak sularının altına tuttu. Sonra içeri çekti. Tekrar dışarı uzatıp bebeğin saçlarını ovalamaya başladı. Bebeğin başı köpürmeye başladı. Ellerini ve bebeğini saçak sularında durulayıp içeri çekilirken bana dil çıkardı. Ben de onu çaktırmadan seyrettiğimi sanıyordum…
M. Soyek
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.