Şermin Yaşar-Tarihi Hoşça Kal Lokantası. Kimi zaman gözleriniz dolarak, kimi zaman gülümseyerek okuyacağınız, yirmi dokuz öyküden oluşan eser, yazardan okuduğum ilk eserdir. Dili son derece, sade ve okuması kolay olan bir kitap. Hepsi hayatın içinden sıcacık öyküler. Okuduğunuzda herkesin hiçte yabancı olmadığı insan manzaraları ile karşılaşıyorsunuz. Hikayelerdeki kahramanlar, öyle tanıdık...
O ESKİ GÜNLER- Tebernuş POLAT Çoban olsam dağda koyunlar gütsem.Buğday başağından firikler ütsem.Olsada imkanım eskiye gitsem.Ne güzel günlerdi o eski günler. Yaylalardan koyaklardan su içsem.Sıcak bazlamayla kahvaltı etsem.Kuşluk vakti kalkıp tarlaya gitsem.Ne güzel günlerdi o eski günler. Tepelerden kenger eşkın toplasam.Yeni açmış sümbülleri koklasam.Hasta olanları gidip yoklasam.Ne güzel günlerdi o...
Güle güle, güle güle ömrümün geç gelen Bahar’ı… Geç vakit gelen bir bahar sarhoşluğu her şeyi değiştirebilecek miydi? Kendini hiçbir yere ait hissedemiyordu Mustafa…” Bundan sonra ait olduğu yeri bulabilecek miydi? Listeler üç kısımdan oluşuyordu “Bizden Olanlar!” “Hiç Bizden Olmayacaklar!” Ve “Bizden Olma İhtimali Olanlar!” “Anamın, memleketimin kokusunu getirir belki...
İKİ GÖZÜM DEDİĞİN Metin Özdoğan Keşke durdara bilsekHepimiz olsak tek bilekBirlikte şiddeti önlesekHiç kadını dövmesek Dövenlere ne diyelimDövmenin ellerini tutalımDur vurma diyelimO erkek değil kadın diyelim O dövdüğün kutsal kadınHem anan hemde karınDegilmi o senin bacınSeni doğuran Cennet onun ayağının altındaÖpüp koyarsın elini alnınaYatarsın onun kucağınaBir yerin acıdımı dersin ana...
Dostum, İnan ki hepsi doğru… Ve hepsini bilerek yaşadım. Ama… Ama hiç sanma ki, aldandım. Ben, Ben şu aşkın tuzağına zamanında, hep bilerek kandım. Her bir yara, bir madalyadır şu yüreğe aldığım… Çok fazla tecrübe yaşadım. Ne usandım, ne de birine takıldım. Kötü bir huy mu? Bilemem. Bitti mi, biter...