Korkuların yarattığı güvensizlikGüvensizliğin verdiği azapİhtirasların söndürdüğü ocaklarİçimizdeki rüzgarın yıkıntıları değil midir?Felaketin seslenişi değilse-Peki sizce nedir?-İntizar mıdır öfke midir? Gırtlaklar da düğümlenen hıçkırıkYanaklarda iz bırakan göz yaşıUmuda uzanan genç ellerin boşluğuBoş bakışlardaki hüzünKötü bir gidişatın habercisi değilse nedir?-ihtiras mıdır kin midir? Güçsüzü güçlüye ezdiren orman kanunuHizmette kullanılmayan utançÇıkarlara hizmet eden yetkiOlumsuzlukların...
Som baharın sırası… Perdesiz pencereden yansıyor duvara Nefti yeşil bir hatıra. Korkusuz ama acımtrak… Sarsak adımlarla giriyor koynuma , Dolaşıyor damarımda ölümün kabarcığı.; İstim üstünde çağırgan toprak. Devinen düşlerin arasında Sarkık birkaç kırağı. Böyleymiş demek titreyerek harlanmak. Esamesi okunmayan bir yaz artığı, Bir minnacık yanılsama illa ki hayat. Ne mümkün...
Bir ömür geçerken Yüzünü görmediğim biri Hayallinde vakit geçiriyorum Fotoğrafına hal hatır soruyorum *** Her gece başlarken Rüyasına daldığım biri Bakışında uykuya dalıyorum Gözlerinde güne uyanıyorum *** Gün ağarırken Yokluğuna uyandığım biri Bulutunda mazi arıyorum Yağmurunda anı ıslatıyorum *** Sonbahar gelirken Rengi solmayan biri Yeşilinde nefes alıyorum Kırmızında aşkı soluyorum ...
ÖĞRETMENİZ…ÖĞRETENİZ… Şenol Kara 1981 yılından beri kutlanan Cehaleti yok edip… Bilgeliği bireylere aktaran. Doğumunun yüzüncü yılında Başöğretmen Atatürk’ten armağan Öğretmeniz…Öğreteniz… Pandemi sürecinde en fedakar Covide mezar olacak kadar cefakâr Kimi zaman şiddete maruz kalan Sesini her daim duyuramayan Öğretmeniz…Öğreteniz… Şehit olan Aybüke ve Neşe öğretmene Meleklerle bizi seyreden Vedat öğretmene...
Kalbimin tek sahibi ol Derdim olma, dermanım ol. Yarınım olma, bugünüm ol. Acılarım olma, mutluluğum ol. Mutsuzluğum olma, gel sevincim ol. Batan güneşim olma, doğan güneşim ol. Esen rüzgarım olma, yağan yağmurum ol. Umutsuzluğum olma, gel ümitlerim ol. Solan gülüm olma, kalbimin tek sahibi ol. Sensizliğim olma, gel sevenim ol....
Dokunmak istediğinizde dokunun, söylemek istediğinizde söyleyin, abıhayat gibi sürmeyeceğini bilerek ömrünüzün,Sevdiğinizi söyleyin, ya da sevmediğinizi. İstediğiniz şarkıların çalmasını beklediğiniz her sahne, o şarkıyı çalmayabilir ve siz söyleyin şarkılarınızı, durmadan duraksamadan geçebilecek her yıl her lahza için vazgeçmeyin asla çocukça kıpırdanışlarınızdan!! Ve sadece söyleyin, sessiz kalmayın asla, ve sadece dokunun, ve...