Çeviri: Muharrem Soyek
Masters of War (Bob Dylan)
Come you masters of war
You that build the big guns
You that build the death planes
You that build all the bombs
You that hide behind walls
You that hide behind desks
I just want you to know
I can see through your masks
… … …
*
Savaş Ağaları
Ölüm meleğine çelik kanat takanlar
Dosta düşmana bomba satanlar
Silah patronları
Siz, savaş ağaları!
Sağlam duvarlar ardından
Yüksek makamlardan
Vatan nutku atanlar
Hele bir durun!
Yüzünüz göründü, maskeniz camdan
Sadece bilin istedim, çıktık biz aymazdan.
Siz, hayalleri öldüren yıkımdan başka
Ne verdiniz insanlığa hayat aşkına?
Dünyayı oyuncak ettiniz kendinize
Yaşam hakkını kul ettiniz keyfinize
Öldürmeyi kutsal kurtuluş yaptınız
Elime verdiniz silahı namus yeminiyle
Hemen sıvıştınız ateş hattından emniyete
Kurşun yağmuru altında bırakıp bizi cephede…
Soyunuz sopunuz hep Yahuda
Aklınız yalanda dolanda,
Barış gelirmiş anca namlu ucunda
Yeter ki inandırın safları cahil aydın;
Cennetlikmiş ölenler Tanrı adına
Özgürlük bedel istermiş candan ve kandan
Besbelli gördüm ki bu çok büyük bir yalan,
Gördüm sizi içinizdeki karanlıktan
Gözlerinizden fışkırdı niyetiniz
Tıpkı patlayan geriz borusundan
Çürük yumurta gibi akıyor sinsiliğiniz.
Başkaları sizin için tez çeksin diye
Tetikleri hafif tutarsınız ateşlemeye,
Gençlerin hayallerini gömer de
Cesetlerini kutsarsınız cennetle,
Kıvrılıp kanlı çamur içinde
Can çekişirken genç bedenler
Siz gurur duyarsınız gerilerde
Para yığını zafer tepelerinde…
Siz, lanet savaş ağaları!
Ruhumu kararttınız amansız
Ağlıyorum dünyaya gelene
Neslime çöktünüz zamansız!
Ne yalan bir umut yarına kalan müjde
Korkuyorum sevinmeye
Doğmamış bebeler hakkına
Lanet olsun damarınızda dolaşan şeytan kanına!..
“Gençsin!
Sen hayatı bilmezsin.”
Der geçersiniz,
“Nedir ki bildiğin
Aklın yetsin!”
Der geçersiniz beni;
Fakat bildiğim bir gerçek var ki
İsa’nın ruhu da bağışlamayacak sizi…
Sorsam hanginiz bilir
Paranın değeri nedir?
Her şeyi alır mı sandınız?
Anlayacaksınız,
Ölümün elini öpünce
Hepsini koysanız ortaya rüşvet diye
Yetmeyecek ruhunuzu kurtarma diyetine.
Ey savaş ağası!
Ne sevinirim bir bilsen
Bir bahane baş ağrısı
Tez zamanda gebersen,
Gök yarılıp bastırsa bir dolu sağanak
Gene de tabutunu taşıyacağım şen şakrak
Dikkatle izleyeceğim mezara girişini
Görmeliyim çamura bulanan leşini;
Ve bütün gece üstünde dans edeceğim
Ta ki öldüğünden emin olana değin…
*
2016 Nobel Edebiyat Ödüllü Bob Dylan’ın 1963 müzik albümü şarkı sözlerinden; kendimce şiire uyarlama denemem, Ekim 2016