Gaipten bir şarkı ulaşır ,kulağına aheste aheste. Ney’le keman karışımı ,usulca ,hem de ustaca, Gök yüzü ,bem berrak süslü gök kuşağıyla, Melekler se dans ediyor bale karışımıyla.. Müzikle beraber bir hüzün dolar ,yüreğine Mazi ,dans eşliğinde ,sıra sıra dizilmekte.. Azrail ,kaçak yolcu kafasını uzatmakta Çekil be arkadaş ,nasıl olsa izleyeceğiz...
İbrahim Ortaş, iortas@cu.edu.tr Günaydın arkadaşlar, günaydın 1. Nisan. Hoş geldin “1 Nisan”. Gününüz aydınlık olsun, şaklarınız bol olsun. Şaka yapma günü. Hoş, sürprizleri içeren şakalarını yap. Ancak insanları şaklarınla çok da umutlandırma. Baharın diriltici nefesinin hissedildiği 1 Nisan gününde, insanlık tarihinin birikimli kültürünü gölgeleyen savaşların sona erdiği, insanın insana karşı...
Sensin benim hayallerle yüklü gündüzüm düşlerle süslü gecem Hayatım seninle dolu dünyam seninle bir bahar gibi rengarenk Adın dilimde tekrarladığım geceleri sayıkladığım bir tek hecem Sensin benim bir ömür gönül tahtımda hakimiyet sürecek ecem Ey güzel zarif kadın anladım ki gönlün gönlüme yüzde yüz denk Ölünceye değin aramızda olacak harika...
Özellikle bazı çevreler, hayatta en çok “Türk” kelimesinden rahatsız oluyorlar desek; abartmış olmayız. Yazılarında, konuşmalarında her zaman sosyolojik ne kültürel kavramlardan dem vuranlar; nedense bu bahsettikleri kavramları, mesele ”Türk milleti” olduğu zaman şaşırıp, ya da gafletten, ideolojik bağnazlıktan dolayı yerli yerinde kullanmıyorlar. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: 1960´lı yılların başında Batı...