Sana öldü diyemem, Sana ölüm yakışmaz, Sana öldü diyenler, Ölümü anlayamaz. İnsanda beden ölür, Fikriyle yaşar insan, Sayende kurtarıldı, Bu millet,aziz vatan. Bu gün 10 kasım Ruhun şad,mekanın cennet olsun. YÜCE ATATÜRK. Ali AKIN
SUAT DERVİŞ 273 SAYFA Ankara’da müthiş bir cani yaşıyor. Esrarengiz bir cani. Güzel, küçük, sevimli ve temiz şehrimizin içinde henüz ele geçmemiş olan müthiş bir katil… 26 Şubat- 20 Mayıs 1948 tarihinde Kudret Gazetesinde Hatice Hatip takma adıyla 80 tefrika, sonrasında 1 Ocak- 16 Mart 1952 tarihinde Son Telgraf Gazetesinde...
Annemle beraberim. Almanya’nın Hamburg şehrinde. Yaşım altı. Üç ay kadar burada kalacaktık. Babamdan ayrılırken çok zorlandım. Üzüldüm, onu bizsiz bırakıyoruz diye. Havaalanında ona veda ederken içim burkuldu. Hiç göremeyeceğim hissine kapıldım. Annemin teyzesi orada. Evlenip oraya yerleşmiş. Üç çocuğu ve beş torunu var. Özlemimiz büyük. O zamanlar çocukları bekardı. Bindik...
UMARIM BİR GÜN ‘OTANTİK(GERÇEK-DOĞRU-GÜVENİLİR-ÖZGÜN) SEVGİ’NİN NE OLDUĞUNU BİLMEYEN HIRSLI KADINLAR VE ERKEKLER YANLIŞLARINI GÖRÜR VE DÖNERLER! YİNE UMARIM ‘SORUNSAL-SAKINCALI’ OLAN ŞU ‘SAVAŞ-MÜCADELE-REKABET(-YARIŞ)’TEN VAZGEÇEREK ‘OBJEKTİF & OTANTİK’ OLARAK ‘EN ZOR VE EN ACI VERİCİ’ OLSA DA ‘KENDİLERİYLE YÜZLEŞME-HESAPLAŞMA’YA CESARET EDERLER! DEĞİLSE ZATEN DÜNYA İNSANLIĞI ‘HIRS-SAVAŞ-MÜCADELE-REKABET’ ZİHNİYETLİ KÖTÜCÜL; KARANLIĞIN KALLEŞ BEKÇİLERİNİN EGEMENLİĞİ...
Sağır bir duvar Sığınmışım kör köşesine. Lal bir ışık… Çömelmiş kar, Karmaşık bir nefesin penceresine. Odanın tam ortasında topal bir vazo; Kim koymuş belirsiz, Soğuk almış mozayiğin üstüne… Vazoda çolak bir kelebeğin topladığı papatyalar… Kanadını gülde bırakmış kekeme bir bülbül Gelip konuyor fal bakma niyetine. Dışarıda aksak filbahri nağmeleri… İçinde...