Gözlerim gözlerine müptela Tuncay Aytaç … Gözlerim gözlerine müptela Bir bakışınla yaktın ey yar Aşk denilen şey nasıl bir bela Bir teselli sun, gülsün yüzüm Beyaz tenin üzerinde benin Sürükleyip attı ummana selin Sen benim değil, bilirim elin Bilinmeyen bir dünyaya attın beni Şiir deryasına şöyle bir daldım Güzelliğinden feyz...
^^ Ali Rıza Navruz Özge halden, öze düşüş diye bir durum var mıdır sizce? Ben bilmiyor/bilmek istiyorum doğrusu. Çeşminüz nemnâk olursa, kırk kırlangıcın kırık kanatlarından sessiz çığlıklarla düşersin o yere herhalde… Gün görmeyi sadece güneşi görmek olarak algılamadığımız zaman, eli ayağı bağlı sevda sürgünü olmamak mümkün mü sizce? İşte bu...
“”” Ali Rıza Navruz Mutâdım hilâfına bu gün toptancı olmak geldi içimden şu Nisan ayı çıkmadan önce. Nisan ayının götürdüğü şairlerimizden şu an için aklıma gelenleri sıraladım aşağıda. Bunlar ve niceleri bizler için birer değerdir. Hatırlamak, hatırlatmak ve yeri geldiğinde gidenlere rahmet okutmak benim görevimdir. Tabii ki hepimizin olmalı. Allahtan...
– I – Yankımaları isminin süslüyor semasını İçinden geçtiğim şehirlerin. Razı olduğu besbelli gönderdiğim selamlardan Meşk üzre ,okkalı çırpınışları denizin. İstakoz çarşılarında bando, Bir partal tezgahın üstünde sımsıkı İki akrep sokulmuş soğuğun iliğine. Rehavet içinde putreller, hasret ıtrı Karanlığa sitem üzre istasyon… ve raylar Acı bir çığlık giyotin bıçağında, inim...
DÖNÜŞ Erbil Boztepe … Nedensiz fırtınaların içinde kaldım. Dağların hep doruklarına sevdalandım. İmkansız aşkın sokaklarında dolaştım. Çaresizlik içindeyken bile teslim olmadım. Bir tek dönüşün bitişin olacağını anlayamadım. Hasretler dönüşlere ayarlıdır. Anlar dahi yudum yudum sayılır. Zaman yaklaştıkça heyecanlar şahlanır. Dönüş başlar, kavuşmalar zılgıt çeker. Oysa senin dönüşün kurşun olur sevdamın...
GÜLÜŞÜNCE BEYAZ Yusuf Gökbakan … Ayaz Ankara , ayaz dostluklar Bükülgenim şekle girmeyen kar mıyım? Adımlarım ıslak mı yine ne Ağır geliyor su çekmiş ağrım Nerede yok işte hayalin Üşümüşüm ama ışıldağım İkilemlerde bellek, Uykum bile yanık, Hıçkırık boranı, kevgir bağrım. Bilirsin kalem, Otel odaları hep böyledir; kasvet küresi. Pahası...
Düşmeden Önce Servet BARDAK … Aşkımla yanardım aşkımla kordum Aşkımla yaşardım ve gidiyordum İçimdeki aşkla ben yaşıyordum Bu hayatta çekip düşmeden önce . Duygularımla ben çağlar dururdum Sevgiyi ben aşka daim sarardım Kendi halimdeydim mutlu yaşardım Bu hayatta çekip düşmeden önce . İçimdeki aşkla ben divaneydim Sevgiyle çağlayan bir pervaneydim...
VERTEKS VE HUŞU YUSUF GÖKBAKAN … Huşu ile dinliyorum gözlerini çok uzaklardan Sarhoş bakışların kadar sarhoşum burda; Mey gibi gülüşün var. Hastayım üstelik, Tutmuyor elim ayağım, Titreğim savruk tipi, Hazin kar kadar. Aldırışsız bir tutum içinde Galad sözler düşürüyorum an be an Kağıtlar uçuşuyor, imzasız vaatler; Düzlemine sirayet eden salınışlar…...