Çok eski zamanlarda, yaşlı ve çocuksuz bir bambu kesicisi yaşardı. Bir gün ormanda çalışırken, kökünden gizemli bir şekilde ışık yayan bir bambu kamışı bulur. Merakla kestiğinde, içinde başparmağı büyüklüğünde, minicik ve güzel bir kız çocuğu bulur. Yaşlı adam, kızı evine götürür ve karısıyla birlikte kendi çocukları gibi büyütmeye karar verirler....
Alişer çok zeki, nazik ve neşeli bir çocuktu. Okulda da çok iyi notlar alıyordu. Öğretmenleri Alisher’i çok seviyorlardı ve onu tüm sınıf arkadaşlarına örnek gösteriyorlardı. Mayıs ayının sonunda Alisher’in doğum günüydü. Doğum gününü sevdikleriyle birlikte unutulmaz bir şekilde kutladı. O gün arkadaşları ve ailesi Alisher’e hediyeler getirdiler. Büyükbabası ona mavi...
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallarken, gökyüzünde yıldızlar dans eder, rüzgâr eski masalları fısıldardı. O gün, tıngır mıngır sallanan beşiğin ahşap çıtırtılarıyla birlikte, bu masallar doğdu. Bir varmış, bir yokmuş… Gülenlerin çok olduğu, gözyaşlarının ise mutlulukla var olduğu bir diyar varmış. “Nerede?” diye sormayın;...
Doksanlı yıllardı. Karadenizli bir aileye damat olmuştum. Ama bu Karadenizli aile Karadeniz’de değil de İstanbul Yakacık’ta yaşıyordu. Yakacık İstanbul’un en yüksek bölgelerinden birisiydi. Ve de en yeşil. Güzel içimli sularıyla ünlüydü. Tarihi Ayazma çeşmesinden başlayarak doğuya doğru uzanan sokağa Şeker Suyu Sokağı deniliyordu. Bu sokak üzerindeki pek çok istasyonda akaryakıt...
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bulutlar ülkesi denen kocaman bir yer varmış. Bu yer öyle ya rahat mı rahat ferah mı ferah bir mekân imiş. Buranın halkı mutluluğu meslek, bulutları mesken edinmiş. Derdi tasayı kafasında bitirmiş insanlar imiş. Bu insanlara soracak olsan dünyada onlardan daha keyiflisi yok imiş. Onlar,...