Toz her yere yakışan nadir şeylerdendi; eşyaya, hatıraya, unutmaya. Temizlik yapılınca giderdi ama yok olmazdı, sadece yer değiştirirdi. Cemil bunu bildiği için haftalardır evi silmiyordu. Masada üç şey vardı: yarısına kadar dolu bir bardak su, tek başına bırakılmış bir anahtar ve okunmamış bir gazete. Gazetenin tarihi yeniydi ama haberler...
Dil Aver Karagöz Çocuktum bir zamanlar, ben de masumdum Şimdi bir karanlık çağda, bozuldum Vurdum haksızlığı başedemedim vuruldum Şimdi ben bir bıçak darbesine teslim oldum. Olsun. Maviş gözlerim bakar mı onlarda kapanıyor. Kapansınlar. Etmeyin, demeyin; Oysa bir çok çocuk ölüyor, dünya yok oluyor Hala güzel düşünen...
Ayşe Can İnsan, doğduğu toprağa benzer derler. Bizim hikâyemiz de bir bozkır rüzgârıyla başlar, sarp dağların sessizliğiyle demlenir ve nihayetinde al bayrağın gölgesinde huzur bulur. Türk olmak, sadece bir kimlik meselesi değil, kuşaktan kuşağa devredilen bir emanetin, ağır ama bir o kadar da onurlu yükünü omuzlamaktır. Vatan sevgisi bizim için...
AŞK YAZARI MUSTAFA ÇİFCİ İnsanlık tarihi boyunca gündemden düşmeyen bir konudur aldatmak! Çünkü henüz kadın- erkek birbirini tam anlamış değildir! Kadın erkeğin ayrı düşünceleri farklıdır Ve başkalarının daha çekici geldiği de bir gerçektir. “Kocam beni aldattı, ben ne yapayım, bana yapılanı ben de ona mı yapayım?” Böylesi can alıcı soruyu...
Habil Yaşar Roman yazmak korkunun ötesinde bir şey… Roman yazmak korkunun ötesinde bir şey… Öncelikle hangi konu hakkında yazacağını düşünmek sadece aylar değil, yıllar alabiliyor. Zamanının ne zaman geleceği size bağlı olmadığı gibi, hangi konu hakkında yazacağınıza da siz karar veremezsiniz. O herhangi bir olayın veya kişinin üzerinizdeki etkisinden veya...
Ali Erdin Gönül soframıza sabır eyledik, Göklerin sesinden müjde diledik. Toprağın kalbine mühür vurduk biz, Bir bayrağım kaldı, bir de canım var. * Suskun duruşlarda saklıdır cevher, Karanlık bitince doğar o seher. Alnımıza yazılmış kutlu bir zafer, Bir bayrağım kaldı, bir de canım var. * Sevda yüklendik, geçtik kendimizden, Vazgeçmek...
Habil Yaşar Birçokunun kolay düşündüğü, ancak çok azının oldukça fazla karmaşık bir süreç olduğunu anlamasıdır-yazmak. Herkese nasip olmayan ama herkesin iç mekanın en gizli noktalarına kadar nüfuz eden, sonsuz bir ihtiyaçtır – yazma arzusu. Zamanı ve mekanı ne olursa olsun, o sani bulduysa, tutsak eder, o kadar...
AŞK YAZARI MUSTAFA ÇİFCİ Haberlerde zaman zaman duyuyoruz: “Hasta yakını doktora saldırdı!” Bir dönem sosyal medyada hayli konu olmuştu: “Biz artık doktor dövüyoruz” Doktoru, döv Öğretmeni, döv Çocuğu, döv Karını, döv Kızını, döv Parkta çiçekleri kopar Yerlere tükür Yediğin çekirdekleri yerlere at… “Yapma”, diye karşı çıkanlara “Sana ne” diye bağır, üstüne...
Bazı insanlar hayatı yüksek sesle yaşar, bazılarıysa ince ayar yapar. İnce ayar yapanlar fark edilmez ama bozulduklarında bütün düzen çöker. Ben bunu geç öğrendim. Zaten geç öğrenilen şeyler daha kalıcı olur. Sokağın köşesindeki eski apartman, kimsenin bilmediği bir ritimle yaşardı. Sabahları merdivenler gıcırdar, akşamüstleri kapılar biraz daha yavaş kapanırdı....
Eski kütüphanelerin o kendine has, tozla karışmış kâğıt kokusunda insanı sarsan bir şeyler vardır. Bu koku, sadece bir malzemenin bozulmaya yüz tutuşunu değil, yaşanmışlıkların sessiz fısıltısını taşır. Latinlerin o meşhur cümlesini hatırlayalım: “Habent sua fata libelli.” Türkçesi şudur; “Kitapların da kendi kaderleri vardır.” Bu cümle, ilk bakışta sadece bir nesnenin...
Halide Halid Araştırmacı yazar “Sonsuzluğa kanat açanlar” dizisinden 2. yazı: Zamanı Değişmeyen Sevgi Azerbaycan seması her zaman tarihimizin sessiz şahidi, ülkemizin huzur ve güvenliğini gökyüzünde koruyan şahinlerin sırdaşı olmuştur.30 Kasım 2021 tarihinde de her zaman olduğu gibi, Vatanın seması ömürlerini ona adamış pilotlara kucağını açarak onları bir sonraki görevlerine...