DOLAR
18,8300
EURO
20,2270
ALTIN
1.135,28
BIST
4.930,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
3°C
İstanbul
3°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
5°C
Perşembe Çok Bulutlu
5°C
Cuma Çok Bulutlu
6°C
Cumartesi Çok Bulutlu
7°C

İnadına Kıvırcık Soruyor, Ayşe ACER Cevaplıyor

İnadına Kıvırcık Soruyor, Ayşe ACER Cevaplıyor

İnadına Kıvırcık Soruyor, Ayşe ACER Cevaplıyor

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Merhabalar kıymetli ziyaretçilerimiz. ESANMEL, Edebiyat ve Sanat Meltemi Sitesi olarak yine edebiyat ve sanatla harmanlanmış harika bir röportaj ile karşınızdayız. İnadına Kıvırcık Soruyor adlı röportaj serimizin onuncusu ile karşınızdayız. Onuncu konuğumuz şair ve yazar Ayşe ACER. Evet… Şimdi sorularıma geçiyorum böylelikle Ayşe ACER’ı hep birlikte daha da yakından tanımış olacağız. Tekrar, merhabalar sevgili kalemdaşım Ayşe ACER. Öncelikle davetimizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Lütfen okuyucularımız için kendinizi tanıtır mısınız? Ayşe ACER kimdir?

Ayşe ACER : 1974 yılında Fransa’nın Strazburg kentinde doğdum. Aslen Yozgat’lıyım.
Anaokulundan üniversiteye kadar Strazburg’da okudum. Şirket yöneticisiyim aynı zamanda Psikoloji bölümü mezunuyum.
2000 yılından sonra eğitmenlik ve tercümanlık yaptım.
Halen Fransa’da yaşıyorum, spora doğaya ve hayvanlara düşkünlüğümün yanı sıra 3 erkek çocuk annesiyim.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Sıklıkla duyduğunuz bir sorudur belki ama izleyicilerimiz için bir daha cevaplarsanız seviniriz. Yazmaya nasıl ve ne zaman başladınız?

Ayşe ACER : Küçük yaşlardan beri yazmaya büyük merakım vardı ve bu sebeple 10 yaşımdan itibaren günlük tuttum.
15 yaşımda şiirler yazdım, 18 yaşımda öyküler ve 20 yaşımda da senaryolar yazdım.
İşim dolayısıyla kağıt kalem ve bilgisayar başından ayrılmıyordum, bu sebeple 2019 yılında yazarlık kariyerine atıldım.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Ayşe Hanım kitap yazma fikri nasıl ortaya çıktı?

Ayşe ACER : Psikolojide söylenen bir cümle vardır “İnsanlar konuşarak dertlerini aşarlar.” diye… Benim de herkes gibi yaşadığım ve beni etkileyen olayları, deneyimlerimi veya travmalarımı aşabilmek için konuşmaya ihtiyacım vardı ancak güvenilir insan bulamak sorun olduğu için yazıyordum ve böylelikle travmalarımı da aşıyordum. Bu yolda devam ederken kitap yayımlatmak fikri oluştu.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Ayşe Hanım, yayınladığınız kitapların isimleri nelerdir? Kitaplarınızla henüz tanışmamış okuyucularımız için içeriğinden bahseder misiniz? Kitaplarınızda okurlarınızı neler bekliyor?

Ayşe ACER : Kasım 2020’de ilk edebi kitabım “Ne Olacağım?”ı yayımladım.
Ardından ilk romanım “Aşkın Bir Nedene İhtiyacı Yok” Haziran 2021’de çıktı.
1 Kasım 2022 tarihinde de ilk şiir kitabım “Kalbimce”yi şiir severlerin beğenisine sundum.

“Ne Olacağım?” kitabımda bütün hayatım boyunca gözlemlediğim, yaşadığım, duyduğum ve şahit olduğum ne varsa hepsini özetledim. Yani şunu demek istedim; herkes aynı şeyleri yaşıyor, aynı duyguları hissediyor, aynı yollardan geçiyor, aynı sıkıntılar, aynı zorluklar, aynı sevinçler, aynı düşüşler herkes için var tek bir fark ile: ülke, ırk, mekan, aile ve hayat yaşantısı. Kitabımda bütün konuları kaleme aldım; aşk, para, çocuk, meslek, aile vs… Yani kısacası; “Kimse kimseden farklı değil.” ve “Ne oldum?” demeden önce “Ne olacağım?” diye düşünen insanlara yönelik bir kitap yazdım.

“Aşkın Bir Nedene İhtiyacı Yok” kitabı gerçek bir hayattan esinlenerek yazdığım bir roman. Bu kitap kelimelerle anlatılmaya sığmayacak hayatların kitabı. Duyguları da yazamazasınız, göremezsiniz, dokunamazsınız ama hissedersiniz.
Bazen sığındığınızı sandığınız liman sonsuz mutsuzluğun kapısı olur ve siz bile bile o limanda kalırsınız. Kalmak zorunda kalırsınız ya… İşte Özlem karakteri, tercihini aşkından yana kullanmıştı. Belki de en büyük hatayı yaptığını anladığında bitseydi her şey daha iyi olacaktı. En azından “aşk” anlamını yitirmeden kalacaktı.

“Kalbimce” şiir kitabımda pişmanlıklarımdan, sevinçlerimden, acılarımdan, mutluluklarımdan, üzüntülerimden ve özel hayatımdan oluşan hayata dair ne yaşadıysam hepsini kaleme aldım ve bu kitapla içimde uyuyan şairi uyandırdım.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Yazarken zorlandığınız anlar oldu mu? Kendinizi nasıl motive ettiniz?

Ayşe ACER : Her yazar gibi benim de zorlandığım anlar oldu tabii ki.
Mesela yazarken empati kurduğumda hissettiğim duyguları o an yaşadığım zaman darlandığım oluyordu. Motivasyonum yaşadığım o anlardaydı ve yazmaya devam etmemi sağlıyordu…

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Yazılarınızı kaleme alırken ne tür okumalar yapıyorsunuz? Yazılarınızı üretim esnasında özellikle okuduğunuz bir tür var mı?

Ayşe ACER : Yazılarımı kaleme almadan önce psikoloji kitapları okurum ondan sonra hangi tür yazacaksam ona benzer kitaplar okurum. Kendimi empati duygusuna girmeye hazırlarım ve o sıra da ilham gelir ve ben de yazmaya başlarım.
Üretim esnasında ise kitap okumam. Yazdıklarımı tekrar tekrar okurum ki hikayenin içinde kalmak için.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Kendinize örnek aldığınız, idol olarak gördüğünüz yazar ve şair kim ve neden?

Ayşe ACER : Gençliğimde Danielle Steel’in Fransızca bütün kitaplarını okudum ve kalemini çok beğendim. Hayal gücü kuvvetli bir yazar diyebilirim.
Hiç bir yazarımıza haksızlık etmek istemiyorum o yüzen idolum demeyeyim ama son okuduğum kitaplardan örnek olarak Kahraman Tazeoğlu’nun kalemini beğeniyorum diyebilirim. Romanları olsun sözleri olsun şiirleri olsun mükemmel bir yorumculuğu olduğunu düşünüyorum.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Şu an aramızda olmayan edebiyat duayenlerinden biri ile tanışma imkanı bulsanız bu kim olurdu ve kendisine ne sormak isterdiniz?

Ayşe ACER : Reşat Nuri Güntekin ile tanışmayı ve hayat hikayesini anlatmasını çok isterdim.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Yazarken ilham veya motivasyon kaynağınız nelerdir? Biraz bahseder misiniz?

Ayşe ACER : Yaşadıklarım! Duygularım! Hislerim!
Bir olay veya bir deneyim yaşarım ve beni çok etkiler. Kağıda dökmek istediğim andan itibaren hikayeyi kurgulamaya başlarım, peşinden ilham gelir ve yazmaya başlarım.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Yazmak sizin için ne ifade ediyor Ayşe Hanım? Hayatınızın neresinde yer alıyor?

Ayşe ACER : Ben sadece yazarak kendimi ifade eden biri olduğum için yazmak benim için bir mutluluk, bir kurtuluş, bir nevi özgürlük diyebilirim. Duygularım ile hislerim arasında oluşan içimdeki savaşı yok etmek.
Çok duygusal biriyim ve duygularıma yenik düşmemek için yazıyorum.
Yazmak hayatımın başrolünde. Her saatinde yazıyorum. Sabah 6’da yazabilirim, akşam saat 10’da da… Alışveriş yaparken, yemek yaparken, bulaşık yıkarken… hiç fark etmez; yeter ki ilham gelsin! O an meşgul olduğum neyse bırakır hemen bir kağıt kalem bulur yazarım, not alırım çünkü yazdığım kağıt parçalarındaki her cümlem kıymetlidir. Bilirim ki o an aklıma gelen söz beynimden bir süre sonra kaybolacak… yazdığım ne varsa ya bir kitabıma cümle olarak eklerim, ya bir söz olarak sosyal medyada paylaşırım ya da bir şiir haline gelir.
“Kalpten dudaklara akan bazı kelimeler vardır bir de akamayanlar… onlar da zamanla bir kalemin ucunda canlanırlar”.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Kitaplarınızın yayınlanma sürecinizden bahseder misiniz? Yaşadığınız zorluklar nelerdi? Bu süreçte size kimler destek oldu?

Ayşe ACER : Ne tür kitap yazmak istediğimi önceden kurgularım sonra ilham gelmesini beklerim. Fazla sürmez ilham gelmesi, 2 ay içinde gelir. Önceden kurguladığım için yazmam 30 günümü alır, her gün yazmak şartıyla.
Yazmaya başladığım an ile yayımlatma aşaması arasında 8 ay geçer.
Yazı bittikten sonra zorluklar başlar. Editörlük, düzeltme, dizgi, diksiyon, cümle hataları, kitap ismi vs.. ve tabii hangi yayınevi derdi gibi. Bütün bu aşamalarda kimseden destek almam ve istememde. Fikirlere açığım ama kapak rengine kadar kendim karar veririm çünkü yazarken kitabımın tasarımını da kurgulamışımdır.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Yazmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

Ayşe ACER : Yazsınlar!
İyi yazı veya kötü yazı diye bir şey yoktur, bunun okulu da yoktur.
Su damlaya damlaya göl olur misali, yaza yaza bir kitap veya bir şiir oluşabilir.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:
Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?

Ayşe ACER : Okumayı ve yazmayı hayatın bir parçası olarak benimsemelerini önermek isterim.
Bu yemek yemek, spora gitmek, uyumak, gezmek, seyahat etmek gibi alışkanlık haline getirilmeli ki nasıl vücudumuzun sağlıklı kalmasına özen gösteriyorsak beynimizin de sağlıklı kalmasını sağlamalıyız.

İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK:

İnadına Kıvırcık Soruyor adlı röportaj serimizin onuncusu ile karşınızdaydık. Onuncu konuğumuz kıymetli kalemdaşım, Ayşe ACER idi. ESANMEL Edebiyat ve Sanat Meltemi sitesinin sevgili ziyaretçileri, şimdi veda vakti geldi. Sanatla, edebiyatla kalın, hoşça kalın….

ETİKETLER:
Yorumlar

  1. Emine Özdilek dedi ki:

    Tebrikler, İnci Yılmaz Şimşek ve Ayle Acar Hanım BAŞARILARINIZ DAİM olsun.

    1. Ayşe Acer dedi ki:

      Çok teşekkür ederim.