DOLAR
32,9381
EURO
35,8271
ALTIN
2.512,00
BIST
10.991,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
27°C
İstanbul
27°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Pazar Açık
32°C
Pazartesi Az Bulutlu
31°C

İnadına Kıvırcık Soruyor Arzu BAŞER Cevaplıyor

İnadına Kıvırcık Soruyor Arzu BAŞER Cevaplıyor

İnadına Kıvırcık Soruyor Arzu BAŞER Cevaplıyor

Merhabalar kıymetli ziyaretçilerimiz. İnadına Kıvırcık Soruyor adlı röportaj serimizin yirmincisi ile karşınızdayız. Konuğumuz Hayalbaz Bir Çocuğun Romanı ve Kayıp Kitabın İzinde kitaplarının yazarı Arzu BAŞER. Sorularıma geçiyorum böylelikle Arzu BAŞER’i hep birlikte tanımış olacağız.

Tekrar merhabalar Arzu Hanım. Öncelikle davetimizi kırmayıp Edebiyat Sanat Meltemi sitimizde röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Lütfen okuyucularımız için kendinizi tanıtır mısınız?

ARZU BAŞER:  1987 yılının 10 Kasım’ında -bir yas günü olduğunu bilmeden- Ankara’da dünyaya geldim. İlk, orta ve lise öğrenimimi Ankara’da tamamladım. Aslen Nevşehirliyim. Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi’nde Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nü bitirdim. 2009 yılında Yalova’da başladığım öğretmenlik hayatıma İstanbul’da devam ettim. Şu an Ankara’da bir devlet okulunda çok sevdiğim mesleğimi sürdürmekteyim. 2022 yılında Brezilya’da evlendim. 2023 yılında dünyalar tatlısı bir kızım oldu. Yalnız başladığım serüvenimde şimdi üç kişi olarak dünyayı geziyoruz.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Hem öğretmen hem yazar olmanız harika gerçekten. Son dönemde çocuk edebiyatında sıklıkla öğretmen yazarlardan bahsediliyor. Çocukları bu kadar yakından tanıyan; çocuk psikolojisi, çocuk pedagojisi almış insanların çocuk edebiyatında eser vermesi çocuklar, ebeveynler ve öğretmenler için muazzam bir fırsat oluşturuyor. Artık güvenle okuyacakları kitaplar olduğunu söylemek de mümkün. Arzu Hanım, sıklıkla duyduğunuz bir sorudur belki ama ziyaretçilerimiz için bir daha cevaplarsanız seviniriz. Yazmaya nasıl ve ne zaman başladınız?

ARZU BAŞER: Yazmak benim için ölümsüzleşmenin en güzel yollarından biri. Zihninde binlerce sözcük uçuşurken oturup kağıda aktarmaz insan. Salgın süreci benim sözcüklerim için bir fırsat oldu. Aldım kağıdı, kalemi elime ve çok sevdiğim çocuklara bir kitap yazdım.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Harika! Eminim çocuklar da keyifle okuyordur. Arzu Hanım, okirlarımız için yayınladığınız kitapların isimlerini söyler misiniz? Kitaplarınızla henüz tanışmamış okuyucularımız için içeriğinden de bahsedebilirsiniz.  Kitaplarınızda okurlarınızı neler bekliyor?

ARZU BAŞER: Hayalbaz Bir Çocuğun Romanı, benim ilk romanım. Çocuklara, ilk etapta da öğrencilerime gönül rahatlığıyla okutacağım, kitap okuma zevkini tadacakları ve başka eserlerle tanışacakları bir eser yazmak üzere yola çıktım. Nitekim kitap tam da amaçlarıma uygun oldu. Akran zorbalığı, aile bağları, vicdan konularına değinmesi de ayrıca kazanım oldu.

Kayıp Kitabın İzinde hemen ardından başladım ikinci romanım. Ana karakterler aynı ancak yepyeni bir macera, kitapların dünyasına çağırıyor.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Kitaplarınızın çocuklara bu tür örtük değerler kazandırması çok güzel. Tam bir öğretmen ve ebeveyn hassasiyeti ile yaklaşılmış. Peki… Arzu Hanım, yazarken ilham veya motivasyon kaynağınız nelerdir? Biraz bunlardan bahseder misiniz?

ARZU BAŞER: Okunmaya değer, kitap okuma sevgisi oluşturacak, başka kitapları merak ettirecek eserler oluşturmak niyetindeyim. Motivasyonum çocuklar, ilhamım kitaplar.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Arzu Hanım, siz de takdir edersiniz ki yazmak sancılı bir süreçtir. Bu süreç kitabınız basıldığında, onu ilk kucağınıza aldığınızda son bulur. Sizin yazılarınızı yazarken zorlandığınız anlar oldu mu? Bu zorluklarla nasıl baş ettiniz?

ARZU BAŞER: Mutlaka tıkandığım an oluyor. Bırakıyorum bir süre. Ancak zihnim olay etrafında dönmeye devam ediyor. Günlük hayatta alakasız herhangi bir şey yaparken tıkanıklık açılıyor. Zihnimdeki kelimeler yeniden akmaya başlıyor. O yüzden de bir eser kolay oluşmuyor.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Arzu Hanım, okurlarımız   yazılarınızı kaleme alırken ne tür okumalar yaptığınızı merak ediyorlar? Yazılarınızı üretim esnasında özellikle okuduğunuz bir tür var mı?

ARZU BAŞER: Sürekli okuyorum. Yazma sırasında da okumalarımın arasına bilgi edinmem gereken kaynakları koyuyorum. Tarihsel bir dayanağı varsa onları, edebi bir dayanağı varsa onları okuyorum.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Kendinize örnek aldığınız, idol olarak gördüğünüz yazar ya da şair kimdir ve neden?

ARZU BAŞER: Çok sevdiğim yazar ve şairler var. Adını yazmakla bitiremem. Ancak özellikle anmak istediğim çocukluk yıllarında tanıştığım ve Ölümsüz Ece adlı eserinden çok etkilendiğim Gülten DAYIOĞLU ve Bir Genç Kızın Defteri’nin yazarı İpek ONGUN’dur. Şairlerden en çok Attila İLHAN’ı ve İstiklal şairimiz Mehmet Akif ERSOY’u severim.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: İpek Ongun bir döneme damgasını vurmuş, her genç kızın başucunda yer alan eserler üretti gerçekten. Lise döneminde tanıştığım eserlerinin tamamını okumuştum. Gülten Hanım’la da İstanbul TÜYAP fuarında tanışmış sohbet etme imkanı bulmuştum. Gerçekten muazzam donanımlı bir hanımefendi. Kendisi de bizim gibi öğretmen yazar. Belki de başarısının sırrı burada yatıyordur. Çocuklardan ilham alıp çocuklar için ürettiğini göz önüne unutmamak gerekir. Arzu Hanım, günümüz yazarlarından kalemini beğendiğiniz yazar ve şairler kimlerdir?

ARZU BAŞER: İskender PALA’nın ilk eserlerinin hayranıyım. Ancak son eserlerini çok beğenmiyorum.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Edebiyat tarihi boyunca yaşamış şair ve yazarları göz önüne alırsak. Keşke şununla tanışsaydım ya da umarım bir gün şununla tanışırım dediğiniz yazar ya da şairler kimlerdir? Ve… Onları diğerlerinden ayıran, özel kılan nedir sizin için?

ARZU BAŞER: Çocukluğumun iki kahramanından bahsetmiştim. Gülten DAYIOĞLU’yla tanışmak isterim. İkinci kitabımla yayınevimiz ortak. Kim bilir belki bu şansı yakalarım.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Umarım siz de karşılaşıp güler yüzlü sohbetinden nasibinizi alırsınız öğretmenim. Arzu Hanım, yazmak sizin için ne ifade ediyor? Hayatınızın neresinde yer alıyor?

ARZU BAŞER: Yazmak ölümsüzleşmektir. Eğer gerçekten okunmaya değer eserler meydana getirirsek belki çağlar ötesine taşınabilir adımız, diye düşünüyorum. Yazarken mutlu oluyorum. Çünkü bir sonraki sayfada ne olacağını ben belirliyorum. Bu çok heyecan verici.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK:  Arzu Hanım, biraz da kitaplarınızın yayınlanma sürecinizden bahseder misiniz? Yaşadığınız zorluklar nelerdi? Bu süreçte size kimler destek oldu? Bugün bulunduğunuz yere gelmenizde katkısı olanlar kimlerdir? Onlara buradan ne söylemek istersiniz?

ARZU BAŞER: Kitap yayımlamak çok uzun ve sancılı bir süreç. Özellikle ilk kitabımda çok zordu her şey. Bu türde bir çevrem yok. Kitap basımı hakkında bir bilgim yok. Büyük yayınevleri dosyayı okumadan reddediyor. Çünkü yoğun bir tempodalar. Birçok yerle görüştüm. Ret cevabı aldım, kabul gördüm. Kendimce en mantıklı olanı yaptım. Şimdi güzel bir yolda ilerliyor.

İkinci kitabımda bir müdürüm aracı oldu ve Altın Kitaplar’a ulaştı dosyam. Kabul gördü, basıldı. Benim için hayal olan bir yayınevinde yazar oldum. Bu beni çok mutlu etti. Bana destek olan müdürüme buradan teşekkür ediyorum.

Bir de Öğretmen Yazarlar grubumuz var. Orada bana destek olan arkadaşlarım oldu. Onlara ve kendimi ifade şansı veren size çok teşekkür ediyorum.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK:  Öğretmen Yazarlar grubunda sizlerle bir arada olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Tüm öğretmen yazarlar birbirine destek oluyor. Aramızda Timaş, Altın Kitaplar, İş Kültür Çocuk gibi çocuk edebiyatına damgasını vurmuş yayınevleri ile birlikte çalışan yazarlar olması gurur verici. Daha önce de belirtmiştim öğretmen yazarların kitaplarını ebeveynler, öğretmenler ve tabii ki çocuklar güvenle okuyabilir. Arzu Hanım, yazmak isteyenlere önerileriniz nelerdir? Yazmanın herhangi bir formülü var mıdır sizce? Neler yapmalı veya neler yapmamalı yazar adayları?

ARZU BAŞER: Yazmanın formülü çok açık. Okumak, yazmak ve gezmek. Söyleşilerimde sıkça bahsettiğim gibi okumayan biri yazamaz, yazmamalı. Yazmadan zaten olmaz. Bir de gezip görüp farklı dünyalar tanımak, farklı kültürlere şahit olmak lazım.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Siz bu konuda çok donanımlısınız diyebiliriz o halde. Sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla bol bol okuyor ve geziyorsunuz. Arzu Hanım, basılı eserleriniz dışında farklı yazı çalışmalarınız var mı? Okurlarımız için üzerinde çalıştığınız eserlerden bahseder misiniz?

ARZU BAŞER: Yetişkin hikayelerim de var ancak onlara sıra gelmedi henüz çünkü üzerinde çalıştığım beni çok heyecanlandıran bir çocuk romanım var. Tarihin derinliklerine ineceğiz bu defa. Tarzımın dışına çıkıyorum.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Heyecanla bekliyoruz kıymetli meslektaşım ve kalemdaşım. Arzu Hanım gerçekten de güzel ve keyifli bir sohbetti. Arzu hanım, röportajınınız ve samimi cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?

ARZU BAŞER: Çocuk edebiyatı şakaya gelmez. Çocuklarınıza kitap seçerken mutlaka önce siz okuyun ve mümkünse yazarı öğretmen olan yazarları tercih edin. Çocukların duygu dünyasına zarar vermemek lazım. Sabrınız ve misafirperverliğiniz için teşekkür ediyorum.

 

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK:  Veda vakti geldi sevgili okurlar. İnadına Kıvırcık Soruyor adlı röportaj serimizin yirmincisi ile karşınızdaydık. Konuğumuz Hayalbaz Bir Çocuğun Romanı ve Kayıp Kitabın İzinde kitaplarının yazarı Arzu BAŞER’di. Siz sevgili okurlarımız ile kendisini buluşturduk. Kendisine samimi cevapları için tekrar teşekkür ederim. Sanatla, edebiyatla kalın, hoşça kalın…  Edebiyat ve Sanat Meltemi yuvanızda essin…

Yorumlar

  1. Selda dedi ki:

    Çocuk edebiyatımızın böyle eğitim neferlerimizle zenginleşmesi gurur verici

    1. ADMİN dedi ki:

      Çok teşekkürler.