Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümü mezunu olan yazar bu ilk kitabı ile 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü’ne değer bulundu. Hikayelerini okudukça bu ödülü sonuna kadar hak ettiğini düşüneceksiniz.
Her zamanki gibi bu kitabında da akıcı bir dille anlattığı öykülerinde kimi zaman yüzünüzde tebessüme, kimi zamanda gözlerinizin dolmasına engel olamayacaksınız.
Birbirinden güzel 20 öyküden oluşan, özellikle birçoğunda kadınların toplumsal sorunlarını ele alan bu eserinde, zaman zaman yer verdiği betimlemeler öyle güzel ki okuyucuyu sıkmadan olayları, yerleri, kişileri gözünüzde canlandırabiliyorsunuz.
İçeri Girmez Miydiniz ? adlı eseri okurken farkında olmadan, kendinizi hikayelerin içinde bulacaksınız. Kapak hikayesi çok güzel. Özellikle sonunda yüzünüzü güldüren harika bir sonla bitiyor. Trampa da ise köpekli adamın hikayesi çok dokunaklı. Usulca ve Yalnız hikayesinde işlenen konu ölüm bana göre son derece sarsıcıydı. Kendisinin de bir söyleşisinde bahsettiği gibi ucu açık öykülerden hoşlananlar için sonunu biraz da biz okuyuculara bırakan eserler okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Çoğu hikayede kendinizden bir şeyler bulacaksınız.
Alıntılar
Durdurulamayacak tek hareket akreple yelkovanınki…(Sf:34)
Hayatta kalabilmek için hafızayı silmek zorundayız (Sf:35)
Bir bedene, sağlam bir bedene ruhumu taşımak isterdim. (Sf:102)
Doğu’da askerdi, Batı’da er idi, Gökteki yıldızlar o yiğitti izlerdi, Uyku kaybeder görenler yıldızı. Yıldızı kaydı, o yiğit şehit kaldı. *** Sessizdi kalp alında vurulmuşun, Sormamıştı parolayı kör kurşun Parola tunç dağda kan renginde, Küflü sefer tası kuru ekmeğinde. *** Sefertası ana elinde, ayak çıplak, Ayakkabısız ayaklar çıplaktı ayak, Asmıştı...
Bak hele şimdilik bizi Sen de ağlat üz bakalım Silinmez ki bunun izi Kağıt gibi büz bakalım *** İster çıldır ister delir Bunu zaten bilen bilir Elbet soğuk günler gelir Yazın sonu güz bakalım *** Keşke yerin hemen dolsa Kendine ver akıl bolsa Devran senin ne de olsa O süzgeçte...
Halide Halid Araştırmacı Yazar Hocalı, Azerbaycan halkının 20. yüzyılda yaşadığı en derin ve kapanmayan yaralardan biridir. Hocalı, insanlık tarihine kanlı sayfa olarak geçen Khatyn Katliamı, Lidice Katliamı, Oradour-sur-Glane Katliamı ve My Lai Katliamı gibi katliamlarla aynı acı hafızanın parçasıdır. 1992 yılındaki kanlı saldırıya kadar Hocalı’da yaklaşık 7 bin kişi yaşıyordu. Ermenistan’dan...
HASBIHAL Ey yürek Dünya hali bu Kul çeşit çeşit Dert derin derin Yara şerha şerha Sevinç lahza lahza Huzur dem dem Dost mu elzem Ara ki bulasın Buldun mu Kıymet bilesin Yaşayıp gideceksin işte Karmakarışık Dargın barışık Elem keder Neşe sevinç Dertsiz mi sandın Bak senden beter Cümle alem Oku’du...
“Bir ŞiZofrenin Kafasında Yarattığı Umursamaz Bir Hayaldir Yaşam Şiir yazıyoruz sadece, bir şizofrenin kafasında yarattığı, umursamaz bir hayal olan yaşamın ortasında,Ve her şey hayalden ibaret dokunuyor, gerçek sandığınız, teninizin, kan damarına. Çocuklar büyütüp, hayaller yıkıyorsunuz, hayaller kurup, çocukluğunuzu incitiyorsunuz umuda yelken açmak adına. Sokaklar çıkmaz, her ne kadar yürürseniz yürüyün...