Türkiye Yazarlar Birliği Ankara Şubesinin bu haftaki “Felsefe ve Edebiyat Sohbetleri” proğramın konuğu Yazar Necmettin Evci, “Cumhuriyet Döneminde Sanat Ve Kimlik Oluşumu” konusunu anlatacaktır.
Bazen… Sadece susuyor insan. Ne konuşmaya dönüyor dili, Ne de kelimelerle oynamaya istekli… Bir yüreği kalıyor elinde, Bir de içinde çığlıklara boğulan sessizliği… Ve bazen, Bir tek bakış yetiyor o derin sessizliği bozmaya, Tek bir bakış, sustuklarını konuşmaya… (Tanıtım Bülteninden) Nazra – Yeliz Demirci
#okudumbitti #louisamayalcott #küçükkadınlar #alıntı #kitapyorumu “Başarılı ve özel bir insan olmak çok güzel ama bununla gösteriş yapmak çok yalnış.” “En güzel hediye kitaptır!” “İnsanın kendi kusurlarıyla savaşması hiç kolay değildir.” “Kara bulutların arkasında her zaman aydınlık bir yer vardır!” “Bazen şefkatli bir dokunuş en güzel sözlerden bile daha anlamlıdır.” Yazar...
Yüzlerde mutsuzluk, gözlerde donukluk? Kayboldu tebessüm, tende soğukluk! Ağlayan gözlerde yaş oluk oluk ! Câresizlik, olay büyük, hava soğuk, Bunca zulüm Allah’dandır denemez, Sebep olanlarda vicdan olamaz. * Acı çekenelere deme acım büyüktür… Evlat acısından daha-daha küçüktür. Elinden tutup da kurtaramayan anne; Acılardan acısı daha büyüktür! Bunca zulmü Allah vermiş...
^^^^ İn misin cin misin, bilmem ki nesin? Seni çözmek ne zor şeymiş deliban. Ayaktan tut başa, her yanın esin; Seni çözmek, ne zor şeymiş deliban. *** Dizeler dizersin ozan dilince, Yansır yüreklere inceden ince. Süleyke olursun yağmur dinince; Seni çözmek, ne zor şeymiş deliban. *** Navruz çiçeğisin, nazlı mı...
Yağmur son kez saçıma düştü, Takvim yaprağının, akrep / yelkovanın, Günlerin yada ayların/ yılların anlamı kalmadı. Her gece / gün sabaha erişse parmak uçlarım sızlar… Buz kesen elimde , tomurcuklar biterken, Artık hiç bir şey kalmadı. Anlıyorum vakit… Elveda . Ne sabaha / ne geceye vedam, Vedam kendime . Duymayacağın...
SIRÇA KÖŞK SABAHATTİN ALİ 141 SAYFA “Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. ‘Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?’ diyorlar. ‘Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir kaşık toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile...