

Her şey vaktinde güzeldir.
İnsan da. Kıymet, gecikmeye tahammül etmez. Zamanında fark edilmeyen değer, sonradan anlam kazanmaz; yalnızca vicdanı oyalayan cümlelere dönüşür. Çünkü bazı gerçekler vardır, geç kalındığında iyileştirmez; sadece ağırlık bırakır.
İnsan, hayattayken anlaşılmak ister. Alkış için değil; yok sayılmamak için. Görülmeyen emek çürür, duyulmayan söz içe çöker. Ve suskunluk çoğu zaman sabrın değil, yalnız bırakılmanın sonucudur.
Sonra söylenen sözler eksiktir. En doğru kelime bile yanlış zamanda söylendiğinde hükmünü kaybeder. Çiçek, toprağındayken canlıdır; koparıldığında anlam yüklenmiş bir hatıraya dönüşür. Değer de böyledir: yaşarken verildiğinde güç verir, geç kaldığında yük olur.
Kıymeti ertelemek bir alışkanlık değil, bir körlüktür. İnsanlar yanındayken fark edilmeyen şeyler, gittikten sonra kutsallaştırılır. Oysa kutsal olan, varlığı inkâr edilmeden taşınabilendir. Bugün görülmeyen değer, yarın anlatılamaz.
Hayat, tam da bu yüzden ağırdır.
Zamanında söylenmeyen sözlerin yükünü taşır.
Ve bazı sessizlikler vardır…
İçinde, geri dönüşü olmayan gerçekler büyür.
Birsen Eker