Dil Aver Karagöz
…
Bir sabah geldiğinde,
Olacak elbet…
Zaman, duyguların hapishanesi.
Bir sabah geldiğinde,
Çağıracak elbet yanı başına;
Konuşacağız.
Az hanesine oturup muhabbete doyacağım,
Tüm hesabı keseceğiz elbet.
Bir sabah geldiğinde, çatısı delikli evlerin özgürlüğü…
Soframın esmer buğday ekmeği…
Hasretin serserisi, geçmişin efsanesi
Konuşacak elbet, ben susacağım;
O kesecek hesabı elbet.
Bir sabah uyandığımda,
Geçmiş yaşayacak, ben yanacağım.
Dizeceğim önüne dertleri;
Ben de keseceğim hesabı elbet.
Bir sabah uyandığımda,
Geçmiş gelecek, ben ben konuşacağım.
Sokacağım kalbime tüm eziyetleri;
Ben de keseceğim hesabı elbet.
Bir sabah geldiğinde,
Bir sığınak bulacağım;
Diyeceğim:
“Öyle yeni, bakımlı olmasın,
Eskilerden yani..!
İki göz oda, çatısı kiremitten..!”
Diyeceğim:
“Bahçenin en güzel rengi açsın bahçemde,
Sevginin en enfes kokusu pişsin sobamda,
Aşkın şahanesi tütsün bacamda…”
Diyeceğim elbet;
Tüm hesabı kapatalım ıssız odamda.
Bir sabah geldiğinde,
Yırtılacak göğün o siyah perdesi.
Unutulan türküler uyanacak küllerinden.
Suskun ömrün, o paltosuz şairi
Yazacak elbet yarım kalan her heceyi;
Ölecek elbet,
Bitecek elbet bu hasretin sürgünü.
Dil Aver Karagöz
Gönle giren şair,
Öksüz şiirlerin babası…
Tatlı düşler,
Düşü alevli, paltosuz şiirler…