“İnsanlar ölümlerinde de yaşamlarında oldukları kadar karmaşık varlıklardı.” “Korku insanları öngörülemez kılardı.” “İnsanlar birbirlerini öldürmeye on dördüncü yüzyılda da bugün olduğu kadar meyilliydi.” “Dikmenin de sökmenin de zamanı vardır,” Bu haftasonu Simon Beckett’in “Huzursuz Ölüler” kitabının yorumu ile geldim. Yine bir David Hunter roman’nın okuyub bitirdim. Adil antropolog David Hunter...
🎞️ Film: Kalandar Soğuğu (2015 – Türkiye)🎥 Yönetmen: Mustafa Kara🪭 Tür: Dram⏳ Süre: 139 Dakika⛔ Kimler İzleyebilir: 7+🚨 Dikkat: Cinsellik içerir. 🔦 Konusu: Mehmet, ailesiyle birlikte bir dağ köyünde yaşayan bir adamdır. Birkaç hayvan yetiştirerek geçimini sağlarken, dağlarda bir mineral rezervi aramaktadır ancak ailesi tarafından bu arayışının faydasız olduğu düşünülmektedir....
sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen, sen,...
Bayramlar vardı Bayramların tadı damağımda Çocukluğumun ülkesinden Mazilerin ocağında İnsanların ülkesinde Yöresel ocakların otağında Bir heyecan bayram öncesinde Çocukların düşlerinde Annemin evinde misafir Büyükbabamın cebinde Küçük külahların içinde Kırmızı yeşil sarı Dişkıran şekerleri Koca sofralarda yere serilmiş Örtülerin üstünde Şehirden uzak köylere Insan toplulukları Köyleri ziyeret ederken Kızlar pencere önlerinde...
Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz. Nuray Karadağ kimdir? Okuma ve yazma tutkunu, polisiye sever, sosyallik ve asosyallik arasında gidip gelen, iyi ve özgün yazmayı amaç edinen biriyim. Yazmaya nasıl başladığınızdan ve ne kadar zamandır yazdığınızdan bahseder misiniz biraz? Gençlik yıllarımda başladım yazmaya...
^^^ Ali Rıza Navruz Türkülerimiz bazen kara tren olur; Yeniköy’ün yokuşunu, Kardeşler’in büküşünü aşarak gurbet ele yâr götürür. Bazen yeşilbaşlı ördek olur türkülerimiz; gönülcüğümüzü göle düşürür. Çoğu kez Mecnun kılar âşığı ve çöller ardındaki Leylâ serabına salar… Ve yine bazen Erciyes’te duman olur bir türkü ve ardından Gazi’nin Boğazı’nda yitik...