Dost bilir elbet dertli gönlümü Her nefis mutlak tadacak ölümü Tabut denen şu dört kollu ata Binip gitmemeye çarem mi var
Ölüm kurtuluş mu bu dertlere Veda edemedim dost gönüllere Cepsiz dikişsiz beyaz kefenim ile Sarılıp gitmemeye çarem mi var
Hiç leke tutmaz mı beyaz gömlek Dileğimdir bir akşam üstü ölmek Kefen denen o bembeyaz libası Abdest alıp giymemeye çarem mi var
Bir son sela yankılanır mahalle camiinde Mezarım hazır bekler bir ulu selvi dibinde Dostlara son bir veda için musalla taşına Boylu boyunca yatmamaya çarem mi var
Benden sonra herkes dönecek geriye Köy çeşmesinden su doldurun bir testiye Tüm sevenlerim şimdi helal etsin hakkını Helallik alamadan gitmeye çarem mi var
B.F. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? C.C. 1972 yılının Temmuz ayında Ankara’da dünyaya geldim. Akademik olarak dış ticaret uzmanıyım. Uzun yıllar radyo programcılığı ve sunuculuk yapmanın yanında radyolarda yayın müdürü olarak da görev yaptım. TRT ile kamu spotu çekimlerinde rol aldım ve seslendirme alanlarında çalıştım. Engürü adında bir dergim var....
1.Kumluca Kitap Fuarı 18-28 Kasım Tarihleri arasında gerçekleştirildi. Göl Kitap Yayıncılık da yazarlarıyla beraber Kumluca Kitap Fuarında yerini aldı. Göl Kitap özellikle gençlerden ve çocuklardan yoğun ilgi gördü. Pandemi koşullarında yüksek önlemlerle yapılan Kumluca Kitap Fuarına ilgi yüksekti.
Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz. Cebrail Küçükkoçkaya Kimdir? Cebrail Küçükkoçkaya. 1976 doğumluyum. Doğma büyüme İstanbullu olmakla beraber aslen Sivas Divriği’liyim. Muhasebe ve İnsan Kaynakları Uzmanı olarak 25 yıl özel sektörde çalıştıktan sonra emekli dilekçemi vermiş bulunmaktayım. Şair-yazar ve köşe yazarıyım. Yazmaya nasıl...
Thales ne yapmıştı? Ayağını yere sağlamca basıp, yerden aldığı güç ve ruhundaki kudretle sıçramıştı. Sanatın kaçırmaya çalıştığı şeye akılla ama hissede hissede dokunuyordu -bazen yakalayıp bazen elinden kaçırıyordu.- Yakaladığı şeye takılıp kanatlanınca ardından hep niceleri geldi, bir kere olsun dokunabilmek için. Bu dokunuşlarfelsefenin senfonisine dönüşüvermişti. Sonra onun gibi niceleri! Niceleri sonra lanetlendi...
#okudumbitti #janeausten #emma #alıntı #kitapyorumu “Biliyor musunuz, insan alıştıktan sonra karşısındakinin kusurlarını görmez oluyor.” “İnsan ruhunun, ilginç durumlardaki kişilere karşı bir yufkalığı vardır. Örneğin, evlenen ya da ölen genç insanların her zaman iyiliği konuşulur.” Ingiliz yazarı Jane Austen’nin kalemi ile” Emma”kitabı sayesinde tanışdım ve sevdim. Gerçi dönem kitaplarını okumayı severim....