1946 yılında Konya’nın Ilgın ilçesinde doğan Livaneli’nin romanları, 30 dilde yayınlanmıştır. 1972 yılında fikirlerinden dolayı askeri cezaevinde yatan yazar 11 yıllık sürgün hayatı yaşamıştır. Kitaplarının yanı sıra yapmış olduğu besteleriyle birçok ödüle layık görülmüştür. Başta Serenad olmak üzere, Leyla’nın Evi, Kardeşimin Hikayesi, Huzursuzluk, Mutluluk, Kaplanın Sırtında Balıkçı ve Oğlu, Son Ada gibi birbirinden güzel eserleri bulunmaktadır.
Bekle Beni adlı bu kitabında sanki Selim ile eşi Leyla’nın aşk hikayesine tanık olacağınızı düşünürken bir anda kendinizi aslında 68 yılları Türkiye’sinde yaşanan haksız hapishane hikayelerinin içinde buluyorsunuz. Livaneli’nin güçlü kaleminden okuyacağınız bu eseri, benim gibi yazardan beklentinizi yüksek tutmazsanız severek okuyacağınıza emin olabilirsiniz. Fakat bana göre kurgu açısından çok tatminkar olduğunu söyleyemem. Sanki bu defa biraz ticari kaygı güdülerek yazılmış gibi düşündüm. Kitabı sevmediğimi söyleyemem ama çok daha iyi olabilirdi.
Şunu ifade edebilirim ki yazarın okuduğum tüm kitaplarının sonunda okuduğum için çok mutlu olurdum ama bu sefer neden böyle yazmış diye düşünmeden edemedim. Belki de siyasi tarafa çok dokunmadan düşüncelerini dile getirirken anlatmak istediğini okuyucuya çok geçirememiş olabilir. Yine de her şeye rağmen ülkemizin en önemli yazarlarından olan Zülfü Livaneli’nin bu kitabını da herkesin okumasını ve kendi içinde değerlendirmesini öneririm.
Alıntılar
Sartre’ın, “Başkaları cehennemdir,” sözüyle de çelişmiyordu bu; çünkü yaşamınız boyunca size değenlerin bazıları cehennemi yaşatır -ayaz da titretir, demir parmaklıkların ardında çürütür- bazılarıysa cenneti sunar; sıcacık bir kucakla sarar, masum bir gülüşle hayata döndürür. (Sf:32)
Hayvanlar öldürür, parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat. (Sf:56)
Cehalet, bilgiyi; karanlık, aydınlığı boğuyordu bu topraklarda. (Sf:96)
Katığıma kan doğradın edepsiz Bir gün olsun sana nazım olmadı. Ne idi bu kadar zulmün sebebi? Sözüyün üstünde, sözüm olmadı. *** Kaçtım, göçtüm bırakmadın peşimi Taş koydun da, sarpa sardın işimi Zehir, zıkkım ettin; helal aşımı. Onca zulmün varken sızım olmadı. *** Düş artık yakamdan, dahası yeter. Bıçak, kemiğe dek...
https://www.youtube.com/channel/UCu68guHAi2Zu6bcb7OT2wNg Sözleri Yazar ve Şair Betül FIRAT’a ait olan şarkılar şimdi tüm müzik platformlarında. İster dinleyin ister paylaşımlarınıza ekleyin… Şarkılarla beraberiz… @distrokid ile herkese ulaşıyoruz. Spotify Apple Müzik iTunes Instagram ve Facebook TikTok ve diğer ByteDance mağazaları Youtube müzik Amazon Pandora Deezer Gelgit iKalpRadyo Claro Müzik Savan Patlama oyunu Anghami...
Köyde geçen çocukluğumda ona “tete (teyze)” diye hitap ettiğim ve çok sevdiğim bir kadın vardı. Aklım erinceye kadar onu öz teyze olarak bildiğim melek gibi bu kadının benim hayatımda apayrı bir yeri vardır. İşin aslı, öz teyzem genç yaşta doğumdan ölünce teyzemin eşiyle evlenir. Üstelik, yetim kalan iki...
Sevmek, görmektir: Gözlerde sevgiyi, Merhameti, kalbin sıcaklığını… Hayatın ışığını, Annemizin çıkar beklemeyen vericiliğini, Kuşların sesindeki doğallığı, Şükredecek ne kadar çok şey olduğunu, İnanmanın muhteşem büyüsünü… Ve hayatın her gününün Bize bir armağan olduğunu — Görmek, işte tam da budur. Şebnem ARICI
ZÜLFÜ LİVANELİ Kitap bitmeden önce ve bittikten sonra okuduğum kitap yorumlarında ağırlıkta bir “vasat ve beğenmeme” görüşü hakimdi. Tabii bu benim okuduğum ilk Livaneli kitabı olduğu için olsa gerek, herhangi beklentim veya kriterim yoktu. Ben kitabı beğenmedim diyemem ancak arka kapakta bahsi geçen göçmen meselesi ve kapitalist düzenin getirdiği rant...
Bu gün daha bir başkasın DİLRUBA’M Bahar renginde açmış kokuyorsun Aldığım nefesim sen buram buram İçimde tüten manolya; DİLRUBA’M Beni an’sız vurup düşüren silah Gönlümün gözünden kemiren bir ah Yüreğimi gizli emziren ilah ...