Tasarımlarım, hayallerden, emekten ve içimde büyüyen bir hikâyenin yolculuğuyla şekilleniyor. Kumaşlara, renklere ve çizgilere olan tutkum; beni bu alanda yürümeye, her adımda biraz daha derinleşmeye teşvik etti. Bu yolculuk, sadece bir meslek değil; benim için bir tutku. Renkler… Bazen gökkuşağının sıcak tonlarında birbirine karışırlar. Ama her biri, aslında bir duyguyu...
Kirpiklerin yarıyor anemon renklerini, Yerle bir kelebeklerin alacası. Tekil bir bağdaşımdan çok daha ötesi, O fütursuz gamzelerin. Yeterlidir bir gülüş bazen Muhteşem ötesi olmasına, Lambadan çıkmış bir kentin. Bir inci, Masal alemine dönüştürüverir bir rıhtımı. İzzet katar yanık yüreğine, Aykırı düş kırlangıcının, Terapist bir bakış… nazenin… *** Tertibi yanıltmasın seni...
Sarmal şeklinde, kırçıllı granit merdivenden yukarı doğru sert adımlarla bir kadın çıkıyordu. Adımları öylesine gürültü patırtı koparıyordu ki evinin alt katında oturan komşusunun tüylü, iri köpeği rahatsız olmuş uluyordu. Köpeğin sesinin geldiği eve dönüp baktı, ardından gözüne bastığı merdivenlerde bıraktığı ıslak ayak izleri dikkatini çekti. Dışarıda yağan şiddetli yağmur onu...
Sapkınlık üzerine söz söylemek pek kolay değil, ama anlamak da o kadar zor değil. Dünyanın her tarafında, her ikliminde, tarihin her diliminde insanlığın utancı olarak görülmüştür. Antik Yunan’da, Mısır’da, Roma’da, Semavi dinlerin beşiği Ortadoğu’da ve her yerde… Günümüzde de hızını kesmeden devam ediyor. Firavun Tutankamon kız kardeşiyle evliydi....
Bazı ağustoslar bitmez bir türlü İstesen de istemesen de, Ama eylüller yirmi üçünden sonra… En darbeli haberi almışsındır yaşanmışlığında Kırk haramiden biri Bu kantoya girmemi istememiştir, Çalmıştır kavelyemi burnu en büyük olanı, Yazımı bir çöp kutusunda buruşuk bulmuştur bir diğeri Her ayın otuz üçünde … Ayaklarımda keten çorap, Ayaklarıma kazık...
Hayatlarımız hep yamalı olmuş. Gönüllerimizde öyle. Dost bildiklerimiz yaralamış bizi… Bizde sırtından vurmuşuz sevdiklerimizi Biten her dostlukta çoğalmış gönlümüzün yaması Her ayrılıkta biraz daha kanamış yaramız. * Yaşadığımız kentlerde böyle, insanlar gibi yamalı…. Bir bakın her gün yürüdüğünüz yollara… Bir...