Başlar bir efsanevi aşk destanı. Kaderin çilesiyle yolları kesişir iki âşığın. Birinin adı Civan, diğerinin Dilzara. Civan, Dilzara adlı merhametsiz bir avcının avı olur, Bir çift kara gözle yüreğinden hançerlenir, Aşkın ne olduğunu bilmeyen Civan, yakında onu tüm benliğiyle tanıyacaktı. *** Civan bir yüzük yaptırır. Üzerine yalnızca bir isim kazınır:...
MAĞARAMDAYDIM; YILLARCA GÖLGELERİN HAYÂLÎ-KURGUSAL İNANÇLARIN PEŞİNE TAKILDIM! MEĞER BİR MARYONETE(KUKLAYA) DÖNÜŞMÜŞÜM; ZANLARIMI HAKİKAT SANDIM! SÖZÜN ÖZÜ ‘CAHİLDİM; DÜNYANIN RENGİNE KANDIM!’ “Kralın hazır olduğu mekânda teba‘a değersizdir. Tanrının olduğu mekânlarda ise insan kurbanlıktır. Bir kültürde kutsallar ne kadar fazlaysa, İnsan o kadar değer kaybeder. Sanatın gelişmediği bir kültürde insanın değeri yoktur....
Gün ışığının solgun renkleri karşı yamaçlara yaslandığında, kapı önünde oturur, uzakları seyrederdim. Gün tutunmaya çalışır gibi ağaç dallarına düşer, ağır ağır kaybolur, yok olurdu. Her yer toprak rengine bürünüp, güneş bir başka diyarlara göç ederken, gökyüzünde ay dede görünür, sanki bana gülümser, göz kırpardı. Uzaktan gelen çocuk seslerini duyardım....
Kurtuluş Savaşı’nda Çanakkale geçilmez dedik Düşmana izin vermedik Çünkü biz birlik olduk Hepimizin bu al bayrak O bayrağa saygıyla bak Dalgalanıyor şanlı bayrak Şehitlerimizin alınları hep ak Bu vatan için canlarını verdiler Burası Türkiye Cumhuriyeti dediler Şehitlik şerbetini gülerek içtiler Bu güzel vatanı bizlere verdiler Bugün çok sevinçliyim Çünkü bugün...
İşte bir yıl daha bitti! Değişen hiç bir şey olmayacak! Yıllardır sürüp gelen aynı uğraşlarla, aynı çıkmazlarla boğuşarak geçti yıllarımız… Günleri, çoğu kez yarı mutsuz, yarı umutsuz, yarı üzgün, yarı sönük olarak geçirdik. Aynı kısır döngüler çıkmazında, hep bir koşuşturmanın içinde akşamlara ulaştık. Yine aynısı olacak, değişen hiç bir şey...
Nasıl yüreğine alırdın diye soruyorlar….Gülümsüyorum !Beni bilenleri anlıyorum…Yaşımı , yaşamımı, acılarımı, hezeyan ve çilelerimi…İşte böyle diyorum.Bana bırakılanla yetiniyorum…Aşklar hep güldürmez ki..!Ayrılığı tadacaksın ki aşık olduğunu anlayacaksın…Ağlamayı bileceksin ki gülmek anlam kazansın..!Ve susan onca insan…Susmayın konuşun, seveniniz yoksa sevginiz var…Az şey mi bu..?Gece çok idealdir bana mesela…Ben ve ruhum yan yana , yürek yüreğe kavga ederiz., aşk yaşarız umarsızca….Sevgilimle el ele tutuşur, sahilde gezer , yosun kokusu çekerim sigara yerine…Sonra gözlerine bakarak şarkılar söylerim, bir çay bahçesi loş ışığında….Şehrimin bütün anılarını sığdırırım o kısacık saatlere…Meğer zamanım hiç yokmuş kimselere ayıracak kendimden başka..!Yalnızım diyenlere hep şaşırırım….Sonra pencereden dışarıya bakıyorum, sokaklar diyorum, ne kadar da boş… Fakat yüreğim bir o kadar dolu..!Düşünüyorum..!Onsuz ay ne kadar sönük duruyor..!Dönüp dönüp sarıldığım hayallerBakışlarındaki aşkı anlatıyor bana..!Ne yapıyorsun, kimi düşlüyorsun demedim kendime hiç…Salıverdim duygularımı, Allah ne verdiyse vursun gönlümün teline diyerek…Ben, yalnızlığımın bitmez anılarıyla dertleşiyorum, tutunduğum yüreğim de…Şuursuzca gelen ani hislerim dalgalandırıyor sakin hasretimi….Gel demiyorum sevgiliye asla, içimden geçse de…Gelmese de olur diyorum…Ben biliyorum ya sevdiğimi..!Onun mutlu olduğunu düşünürüm, onu görmesem de, gülümsediğini…Görmek te asla istemem özlemim biter hissiyle…Diyeceğim o ki..!Ben böyle çok çok mutluyum, yalnız değilim…O hep yanı başım da, tüm hücrelerimde dolaşıyor…Kalbimiz de yaşadıktan sonra…Bu şehre biz el ele girmesek te olur…Aşk yaşasın doğduğu şehir de… 04 nisan 2022 Henüz Şair Dilaver Karagöz