Dönüp sordum içime. Yol nereye gidiyor, yolcu nereye? Yeni seslendirdigim şiirim YouTube kanalimda. Umarım beğenirsiniz değerli arkadaşlar. Daha fazlası için YouTube kanalima abone olarak destek olabilir tüm siirlerime ulaşabilirsiniz. Keyifli dinlemeler diliyorum herkese
Kelam bilenin dilde de özü şaşmaz Gönül dili bilen de haddini aşmaz Fıtrat aynıdır, farklı olsa da karakter Bundan álá yoktur, ahalide muteber Bir dost selamı gelir, değişir çehre Kasaban bile dönüşür büyük şehre Bilmem ki bu nicedir, bence hâl karası Onunda adı başka imiş bizde halk arası Öyle ise…....
MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ “Sümerlerin bundan binlerce yıl önce yaşamış olan kahramanı Gılgameş ( Uruk şehrinin kralıydı ) yaşadığı çağdan itibaren yüzyıllar boyunca ağızdan ağıza geçtikten sonra çivi yazısıyla destan halinde tabletlere yazılmıştır. Kazılardan çıkarılan bu tabletlerin kırıkları ve bozuklukları nedeniyle metnin birçok yerinde boşluklar bulunmaktadır. Metnin %60 ı eksiktir.” der....
Bir kadın vardı Erkeğin hoyrat sevgisinde Kadınlığını unutup, yaşama küsen Cennete bakan, zümrüt yeşil gözleri Yüreğinde korkunun tarifsiz acısi Buğulu göz pınarlarından İçinde ki yaranın, akıyor kanları Çare diye yalvarırcasına bakan gözleri İmdat sinyalleri yakıyor… Yapma, küfürler edip Yüreğimin kilidiyle oynama Bileğinin gücünü kullanıp Rabb’imin verdiği, bu canda ki bu...
Yıkıldı hayaller yandı ocaklar Viraneye döndü köyler bucaklar Birer birer soldu güller çiçekler Acılar içinde ülkem ağlıyor . Sabahın dördünde her yer salandı Çığlıklar içinde herkes uyandı Yedi şiddetinde yürekler yandı Acılar içinde ülkem ağlıyor . Fay kırıldı biran toprak yarıldı Çok geçmeden büyük depremde oldu Molozlar arası cesetler doldu...