İstanbul’dan her ayrıldığımda içimde hafif bir sızı belirir. Tam yerini bilmediğim, adını koyamadığım ama varlığını hep hissettiğim bir sızı… Şehrin sokaklarında Arnavut kaldırımlarında yürürken, ayaklarımın altında yalnızca taşlar değil, binlerce yılın hikâyeleri de vardır. Burada Bizans’ın kalıntıları da görülür, diğer tarafta Osmanlının hatıraları da. Boğaz şehre hem bir nefestir hem...