ey!hazan saçlı yar sen aklıma düşünce sarar beni gri renkli akşamlar ard arda devrilir şarap dolu bardaklar aralıksız tüter küf dolu sigaralar çalar gramofondan kürdili hicazkar şarkılar (…)
Mumun titreyen alevi söndü sönecek, hep bu vakitlerde şafak çıkardı. Ellerimde akşamdan kalma limon kokusu, odanın köşesinde nazlı nazlı miyavlayan kedim gözlerini bana dikmiş aç, üşümüş belli. Yak şu sobayı ısınalım diyor. Sobaya elimi atıyorum, soğuk metal tenime nüfuz ediyor. Yakacak bir odunun yok, güneş sana uğramaz olmuş getir de...
Madem sordun anlatayım gördüğüm son haliniAşkın cenderesinde sıkılmış bir haldeydiDilinden hiç düşürmüyor unutmamış o seniGidişin deprem olmuş yıkılmış bir haldeydi Kimselerle konuşmuyor selam bile almıyorGıdam ağlamak diyor ne yapılsa gülmüyorDerin derin. ah çekiyor belli seni özlüyorBir taş gibi kaskatı kesilmiş bir haldeydi Günlerdir aynı halde ne yiyor ne içiyormuşNe o...
Kendisini karşılayan sekretere; Nazif Beyle görüşmek istediğini söyledi. Bunun üzerine sekreter birden ciddileşti: ‘Nazif Bey mi?’ dedi. ‘Evet, Nazif Bey!’ diye cevap alınca, hüzünlü bir ses tonuyla ‘Nazif Bey sizlere ömür efendim, onu kaybedeli dört yıl oldu.’ dedi. Hiç beklemediği bu haberle bir acı saplandı yüreğine. ‘Ya, öyle mi…?’ diyebildi...
UNUTAYIM DEME Ali Akın (Albazoğlu) … Gönlünden çıkarıp beni, Sakın unutayım deme. Ben unutsam bile seni, Sakın unutayım deme. Yüreğine koyda biraz, Her zaman sev beni sen az, Kalbinde bir yerlere yaz, Sakın unutayım deme. Yıllar yılı ayrı kalsak, Zorda kalsakda,ayrılsak, Ahiret günü kavuşsak, Sakın unutayım deme. Sevdiysen beni bir...
MÖ 1500 yıllarında, Ege Denizi’nin masmavi sularında Selene Adası adında küçük bir ada vardı. Bu ada, bereketli toprakları ve zeytin ağaçlarıyla kaplıydı. Adada Selene adında güzel bir prenses yaşıyordu. Prenses Selene, bilgeliği ve güzelliği ile tüm adada seviliyordu. Bir gün, Selene denizin kıyısında yürürken, uzaklardan bir şarkı sesi duydu....