Bir ses bir seda, kulaklarımda ağlar, içim içimden çıkar da, kim kim sorusu , dövünür, * sanki bir ses, tava gelmeyen, demir gibi, dövünür içimde, kayıp zamanlar, yoklardan haber salar, * bir, beş yaşında, bir çocuk, bir, ön görüşme gibi, bir, yetmişinde, bir, yaş’sız zamanın açkısı, * ama hiç bir...
çok sefil kapı tokmağı çok süslü nane sohbeti taze tepelenmiş ot ciğeri çok karışık dua ekmek kuş oldu kuş ekmek oldu ölüm ölüm gelsene açlığın adıyla işte Angola açlığın adıyla analar yanlış doğuruyor açlığın adı çoçuklar… açlığın adıyla afrikalı olabilir misin tanrım açlığın adıyla bak ! gördün mü ; nefesiyle...
“#ÖREN_DEKİ_AŞKIM“ Ören’de gördüm ilk seni, sevmiştik birbirimizi. Hiç ayrılmayacakmışız gibi… Koparamazlar demiştim sana, koparamadılar bizi… Biz kopardık bizi bizden. Sanki bu sevgi hiç bitmeyecekmiş gibi… Biz ayrılmış olsakta, Silinmeyecek bizim isimlerimiz kalplerimizden. Hatırlıyor musun? Pınar Başı’ndaki ağacın gövdesine isimlerimizin Baş harflerini (NF) harflerini kazıdığımızı, İşte onu silemeyecekler. Ne zaman tesadüf...
Dağı taşı dolaşırım Dertlerimle savaşırım, Özlemin ne büyük yara Özleminle savaşırım . Kara gözler üzüm üzüm Yokmu hasretine çözüm, Görmüyor başkasın gözüm Hayalinle savaşırım. Gidemiyom bu ellerden Geçemiyom boz sellerden, Sorarım ben yad ellerden Sensizlikle savaşırım. Yüreğimde derin yara Koyma beni ahu zara, Açsan yürek defterimi İçi baştan başa kara....
Dün olduğu gibi bugün de oyun oynuyorlar Bizleri hep bir birimize kırdırmak istiyorlar Her defasında bu oyunlara bizler kanıyoruz Yeter artık uyanalım da oyunlara gelmeyelim *** Yirmi yıl önce son haçlı seferini başlattılar Ortadoğuyu, islam diyarlarını ateşe attılar Her defasında medeniyet getireceğiz dediler Yeter artık uyanalım da oyunlara gelmeyelim ***...
Bazen hüzünlü bir sevinçBazen kalpte bir sızıBazen dikenli bir yolKanayan yaradır Aşk’ın sen hali Erişilmez bir gök mavisiOkyanusta bir kum tanesiEvvelden ahire bitmeyen sevgiVuslata ermektir Aşk’ın sen hali