Kim bilir ne kadar şanslı yürüdüğün toprak, Gördüğün insanlar, baktığın kuşlar, Ne kadar şanslı bulunduğun şehir, ev. İçtiğin su, yediğin yemek ne kadar şanslı.
Yanında yürümek, kokunu almak, Seninle muhabbet ne kadar hoş, Sana bakmak ne kadar hoş, Hele ki sana âşık olmak ne kadar zor.
Dokunduğuna dokunmak ne kadar hoş, Yürüdüğün yolda seninle yürümek ne kadar hoş, Gözlerimin seni görmesi ne kadar hoş, Seni özlemek ne kadar zor.
Soğuk rüzgarlar misali aşığım güneşe, Yürürüm seninle ebediyete, kıyamete, Sesini duymak ne hoş, Ne şanslı seninle konuşmak.
Ne şanslı sana tenezzül eden hava, Kim bilir ne güzel seni yaratan, Ne hoş seni sarıp, sarmalayan, Ne şanslı senin olduğun ev olmak.
Ne şanslı bu ağır beden, Aşık oldu bir hayale, Kopamıyor düşlemekten, Korkuyor sevilmemekten. Umut Çetinbaş
Plaja giderken yanıma fazla eşya almayı sevmiyorum. Plaj havlumu saplı pazar poşetinin içerisine koyup sallaya sallaya plaja doğru yürüdüm. Plaja geldiğimde üzerimdeki yarım kollu tişörtü çıkarıp rastgele katlayarak havlunun yanına sıkıştırdım. Fermuarlı minik bir deri kılıfın çerisindeki ev anahtarlarını da poşetin içerisine zula ettikten sonra poşetin saplarını güzelce düğümleyip espadrillerin...
… Ali Rıza Navruz 1995 yılında yayınlanan “Renksiz Dünya” ve 1999 yılında yayınlanan “Dağlar Ses Vermiyor” isimli hikâye kitaplarından sonra avuçlarıma düşen 3.hikâye kitabıdır Nurkal KUMSUZ’un BİR BEKLEME ZAMANI isimli bu kitabı. Eserin kapak tasarımı Ahmet Ersagun Çelebi tarafından hazırlanmış. 136 sayfadan oluşan kitap, Lâçin Yayınları’nın 219 numaralısını oluşturuyor. Yayına...
Seni gördum Nehir gördüÜstünde Ay gördüYağmuru gözlerindeIslak dudaklarını saçlarınıVe saklanamayan hüzünüYüzündeFırtınalar yarattım kendimceYakıp yıktım seni üzen herşeyiSıcak nefesinle buluştuğumNehrin üstünde ki AyGöz kırpar yineMasum gülüyordu yıldızlarVakit gece yarısını bıraktı sessizceKirpiklerim kapanırkenSenden öncesine… & Aşık Alemi & (17/08/96 london) Bir yorum … Nehir mi güzel Ay mıOnu gören göz müGönülde ki...
Ziraat Fakültesinde okuduğum yıllarda ülkemizin mera durumu, kaba ot kaynakları, hayvan beslenmesi konularının önemi hakkında aklımda kalan en etkili söz Hocamızın ısrarla tekrarladığı, 1954 yılında dönemin tarım bakanı Nedim ÖKMEN in et sorunu için “Et Meselesi Ot Meselesidir” sözü olmuştur. Bu sözü ile çayır ve mera alanlarımıza sahip çıkmamızın önemini...
AŞK YAZARI Mustafa Çifci Aileyi yönetmek şirket yönetimine benzemez. Görevini tam yapmayanları işten atamazsın. Sen ne kadar fedakâr ne kadar çok çalışsan da, saçını süpürge etsen de maaşını arttıramazsın ya da terfi edemezsin. Evli olmak böyle bir şeydir. Kapıyı çekip gidemezsin. Kırılsan da, yıkılsan da, ağlasan da, gülsen de, boşansan...
Gören her göz için bu feryadım,Gözlük camlarımın buğu kapladı kalbimi.Sindi ağır bedenimin en derinlerine,indi indi de bulamadı o taştan kalbi. Dökülen her saç telim için bu feryadım,O saçlarının rengi inme gibi indi gözlerime.Acı duyan çocuk misali hıçkıra hıçkıra ağladım. Umut Çetinbaş