Betül FIRAT: Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz. Cem Köküs Kimdir?
Cem KÖKÜS: Hoş bulduk, öncelikle bu güzel söyleşi için teşekkür ederim. Ben Cem Köküs. Müziği, tarihi, kültürü, doğayı ve hayatın gizemlerini yaşamının merkezine
koyan; seslerin, duyguların ve keşiflerin peşinde samimiyetle yürümeye çalışan
bir müzisyenim.
Betül FIRAT: Müzisyenliğe nasıl başladığınızdan bahseder misiniz biraz?
Cem KÖKÜS: Müzikle olan bağım çocukluk yıllarıma dayanıyor. Küçük yaşlarda mandolin çalarak müzikle tanıştım, gençlik yıllarımda ise org çalmaya yöneldim.
Zamanla doğru eğitmenlerle ve usta isimlerle yolumun kesişmesiyle bu tutkum
derinleşti. Yaklaşık sekiz senedir de neredeyse her gün Türk sanat müziği
alanındaki eser çalışmalarıma ve icralarıma aralıksız devam ediyorum.
Betül FIRAT: Müzisyenlikle ilgili serüveninizde sizi en çok ne etkilemiştir? Zorlandığınız konular oldu mu?
Cem KÖKÜS: Beni en çok etkileyen şey, müziğin insanları ortak bir duyguda buluşturabilme gücü, Türk sanat müziğimizin o köklü makam dünyası ve bana yol gösteren kıymetli hocalarımın birikimi oldu. Zorlandığım konular elbette oldu; özellikle sanatsal özgünlüğü korurken sektörün getirdiği teknik ve disipliner süreçleri
dengede tutmak zaman zaman sabır gerektiriyor. Ancak aşkla yapılan her işte
olduğu gibi bu zorluklar da insanı olgunlaştırıyor.
Betül FIRAT: Ailenizde sizden başka sanatın herhangi bir alanıyla ilgilenen var mı?
Cem KÖKÜS: Ailemde sanata, müziğe ve estetiğe her zaman derin bir saygı vardı. Birebir profesyonel düzeyde icra eden olmasa da, evimizde sanatın ve ruhu besleyen
değerlerin sevgisi her zaman hissedilirdi.
Betül FIRAT: Sanat hayatınızda hiç unutmam dediğiniz bir anınız var mıdır?
Cem KÖKÜS: Sanat hayatımda unutamadığım pek çok an var elbette; ancak değerli
hocalarımdan öğrendiğim her ders, Türk şiirinin muazzam temsilcilerinden
Cansın Erol hanımefendinin eserlerini icra ettiğim o ilk anlar ve sahnede
mikrofonu elime aldığım anlar bende çok ayrı bir yere sahiptir. Benim için her
solo performans, her sahneye çıkış ilk günkü gibi taptaze ve tarif edilemez ayrı
bir heyecan taşır.
Betül FIRAT: Bir müzisyen sanatını icra ederken en çok neye dikkat etmeli?
Cem KÖKÜS: En çok samimiyete, duyguya ve üzerimizde emeği olan ustalara vefasını
korumaya dikkat etmeli. Teknik ne kadar kusursuz olursa olsun, eğer icranıza
ruhunuzu ve hissinizi katmıyorsanız dinleyiciye ulaşması zorlaşır.
Betül FIRAT: Kitaplarla aranız nasıldır? En son hangi kitabı okudunuz? En çok tavsiye edeceğiniz
kitap hangisi olurdu?
Cem KÖKÜS: Kitaplar, tarih ve edebiyat ruhumu besleyen en temel kaynaklardan. Şiir yazıyorum ancak yazdığım şiirleri kitaplaştırmak ya da arşivleyip saklamak
gibi bir kaygım yok; benim için şiir o anın duygusunu yaşamakla ilgili. Ayrıca
metafizik konularına, tarih ve arkeolojiye büyük bir merak duyuyorum. Yurt içi
ve yurt dışına yaptığım turistik seyahatlerde gittiğim yerlerin kültürünü ve
tarihi dokusunu keşfetmek bana büyük ilham veriyor. Hayvanlara karşı da
içimde büyük bir sevgi var; evimi ve hayatımı ‘İvana’ adındaki canım kedimle
paylaşıyorum. Okuma tarafında ise Erhan Kolbaşı ve onun gibi araştırmacı
yazarların kitaplarını, makalelerini ve YouTube yayınlarını yakından takip
ediyorum. Hem evrenin ve insanın görünmeyen boyutlarını keşfetmeyi
amaçlayan metafizik eserlerini hem de tarih, kültür ve edebiyat klasiklerini
herkese tavsiye ederim.
Betül FIRAT: Sizi etkileyen şair, yazar veya sanatçılar kimlerdir?
Cem KÖKÜS: Şiirimizin öncülerinden, yıllar önce tanışma şerefine erdiğim ve eserlerini büyük bir zevkle icra ettiğim sevgili Cansın Erol hanımefendi benim için çok özel bir yere sahiptir. Müzikal yolculuğumda ise üzerimde sonsuz emeği olan
değerli hocalarım beni en çok etkileyen isimlerdir: Türk müziğine 500’den
fazla ölümsüz eser kazandıran ve adeta ‘zamanın Hacı Arif Bey’i’ olarak
nitelendirilen, bu yıl kaybettiğimiz aziz hocam Süleyman Koyuncu ve çok
değerli hocam Gürcan Özdemir beni hem sanatsal hem de insani anlamda
şekillendiren en önemli değerlerimdir.
Betül FIRAT: İyi bir müzisyen olmanın için bir formül var mıdır? Sanatçı olmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?
Cem KÖKÜS: Sihirli bir formülü yok belki ama en önemli bileşenleri disiplin, tutku, usta- çırak ilişkisine saygı ve sürekli öğrenme merakıdır. Tıpkı benim 8 senedir her
gün bıkmadan Türk sanat müziği çalışmam gibi, genç dostlarıma da önerim;
doğru hocalardan feyz almaları, kültür ve tarihle iç içe olarak vizyonlarını
genişletmeleri ve sahneye her çıktıklarında o heyecanı kalplerinde
hissetmeleridir.
Betül FIRAT: Gençlerimizi müzisyenlik alanına kazandırmak için neler yapılabilir?
Cem KÖKÜS:Gençlere imkân ve alan tanımak, zamanın Hacı Arif Bey’i sayılan merhum Süleyman Koyuncu ve Gürcan Özdemir gibi değerli eğitmenlerin vizyonunu ve metodolojisini genç kuşaklara aktaracak atölye ve eğitim imkânlarını artırmak
çok önemlidir.
Betül FIRAT: Hedefleriniz nelerdir? İlgilendiğiniz başka dallar var mıdır?
Cem KÖKÜS: Hocalarımın bana aktardığı müzik mirasını en doğru şekilde yaşatmak,
zamansız eserler bırakmak; metafizik, felsefe, tarih, arkeoloji ve şiir gibi
alanlarla iç dünyamı zenginleştirmeye devam etmek en büyük hedefim. Ayrıca
müzikal takvimimizin gelenekselleşen ve heyecanla beklenen parçası olarak, yılda iki defa gerçekleştirdiğimiz özel konserlerimizle dinleyicilerimizle
sahnede büyüleyici bir atmosferde buluşmaya ve bu sanatsal bağı canlı
tutmaya devam ediyoruz.
Betül FIRAT: Sizi takip etmek isteyen dostlarımız nerelerden ulaşabilirler?
Cem KÖKÜS: Solo performanslarımı ve çalışmalarımı şu an aktif olarak Facebook ve Instagram hesaplarımdan paylaşıyorum. Yılda iki kez gerçekleşen özel
konserlerimizin duyurularını ve detaylarını da yine bu mecralardan
paylaşıyorum. Ayrıca çok yakında solo eserlerimi ve projelerimi YouTube
üzerinden de dinleyicilerimle buluşturmaya başlayacağım. Tüm müziksever
dostlarımız beni bu sosyal platformlardan takip edebilirler.
Betül FIRAT: Şu ana kadar sohbetimizi okuyan ve bizlere eşlik eden dostlara son olarak ne söylemek istersiniz?
Cem KÖKÜS: Zaman ayırıp bu güzel söyleşiyi okuyan tüm sanatsever dostlara içtenlikle teşekkür ederim. Bu vesileyle sanatıma yön veren Cansın Erol hanıma, değerli hocam Gürcan Özdemir’e şükranlarımı sunuyor; Türk müziğine 500’den fazla
eser kazandıran zamanın Hacı Arif Bey’i aziz hocam Süleyman Koyuncu’yu da
rahmet ve minnetle anıyorum. Hayatınızdan müzik, sevgi, hayvan dostlarımız
ve vefa hiç eksik olmasın.