Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
8°C
İstanbul
8°C
Yağmurlu
Pazar Hafif Yağmurlu
8°C
Pazartesi Yağmurlu
7°C
Salı Az Bulutlu
7°C
Çarşamba Çok Bulutlu
11°C

KUYUCAKLI YUSUF

KUYUCAKLI YUSUF
31 Ocak 2026 13:57
16
A+
A-

KUYUCAKLI YUSUF
SABAHATTİN ALİ
256 SAYFA

AltınKızlar

Ortakokuma

Ortakyorum

Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim acıyor. Çok acıyor…

Parası olanın ırzı da tamam, namusu da!

Bazı eserler tekrar tekrar okunmayı hak eder. Hele böyle özel bir ekiple okunuyorsa anlamı daha büyük. Altın Kızlar grubumuza bu değerli eseri hediye ederek yeniden okumak şansı veren sevgili Lider Ersan ablacığım, çok teşekkür ederiz. Yüreğine sağlık

Nazilli’nin Kuyucak köyünde anne ve babası eşkıyalar tarafından öldürülen Yusuf, olayı soruşturmaya gelen kaymakam tarafından evlat edinilir. En baştan beri Yusuf’u oğlu olarak gören Kaymakam Beyin aksine eşi Şahinde hanım durumdan hiç hoşnut değildir ve uzak durur Yusuf’a. Sessiz, içine kapanık, hayata karşı duyarsız bir çocuktur Yusuf. Kimse ile yakınlaşmayan, hep araya mesafe koyan, samimiyet kuramayan Yusuf’un tek yakın olduğu kişi, ailenin küçük kızı Muazzez’dir. Her şeyiyle ilgilenip, kol kanat gerer Muazzez’e. Karşılıksız değildir bu ilgisi, sevgisi. Muazzez için de Yusuf’un yeri apayrıdır.

Bir süre sonra Edremit’e tayini çıkar Kaymakam Beyin. Yusuf burada da uzaktır herkese. Hiçbir yere ait hissetmez kendini. Babalığının ısrarına rağmen okumayan, bir meslek sahibi olamayan, bir yere bağlanmak, bir şeye sahip olmak arzusu duymayan, yalnızlığı ile adeta gurur duyan Yusuf, Muazzez’e olan aşkını farkettiğinde; bocalar, özgürce yaşayamaz bu sevgiyi.

Yusuf’un hayatında bunlar olurken kasabanın ileri gelen zenginlerinin, paranın gücü ile önce bir tecavüzü, ardından bir cinayeti nasıl örtbas ettiğini, adaletin nasıl zengin ve güçlüden yana olduğunu, bu ahlaksız düzene ses çıkaramayan sessiz çoğunluğun durumunu okuduk sinirlenerek ve üzülerek. En acısı da o günlerden bugünlere pekte bir şeylerin değişmemiş olması.

Zengin ile fakir, zalim ile mazlum, köylü ile kentli karşıtlıkları, güçlü bir otorite olmasına rağmen Kaymakam’ın hem siyasi açıdan hem de aile hayatındaki çekimserliği, Yusuf’un kasaba da kol gezen ahlaksız düzene kendince isyanı, insanoğlunun içindeki hırs, intikam ve kötülüğün oldukça akıcı ve güzel betimlemeler ile dile getirildiği özel bir eser Kuyucaklı Yusuf. Dönemin toplumsal, ahlaki yapısını anlatan gerçekçi bir dönem romanı ve yazarın ilk kitabı. Bir kasaba romanı örneği olması adına ilk eser olarak kabul edilen Kuyucaklı Yusuf romanı üstelik gerçek bir hikaye üzerine kurgulanmış. Sabahattin Ali’nin hapishanede tanıştığı Yusuf isimli bir mahkumun hayatından esinlenilerek yazılan kitabın bir üçleme olacağına dair bilgiler okudum internette bazı sayfalarda. Fakat yazarımızın genç yaşta hayattan koparılmış olması belki engel oldu buna, belki de kitabın devamı olması gerektiğini düşünenlerce ortaya atılmış bir fikir. Doğruluğunu araştırmak gerek elbet. Ayrıca kitap bir dönem yasaklanmış ve toplatılmış; halkı aile ve askerlik kurumuna karşı kışkırtıp düşman ettiği gerekçesi ile.

Biz Altın Kızlar yani, sevgili Lider Ersan
Azime Matlı
Münevver Geniş
Gül Güleryüz
Zeliha Erdoğan Demir
Bahar Esen ve ben ikinci kez okuduk ve yıllar önce okuduğumuz da hissettiğimiz duygu ve düşüncelerde nelerin değiştiğini sohbetimiz esnasında paylaştık. Kim bilir belki 10 yıl sonra okusak bugün düşündüklerimizde bile farklılıklar olacak. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, yeni ayda yeni kitapta buluşmak üzere diyerek, sevgiler yolluyorum.

Evet, Allah onları bir kere fıkara yaratmıştı, bunda kimsenin kabahati yoktu, fakat onlar öyle yaratılmışlar diye niçin tepelerine binmeli, onları adam yerine koymaktan niçin çekinmeliydi?

Onu hariçten bir mevcut, yabancı ve başka bir insan olarak düşünmüyor; kendisinin bir parçası, kolu, gözü ve yüreği olarak tasavvur ediyordu.

Hiç kimse kendinden evvelkinin adamlarını yerinde bırakmak istemez.

LÜTFEN KİTAP OKUYALIM!!!

Arzu ORTAÖREN

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.