
Kemal Yıldırım
Bir çocuğun kalbi bazen göğe sığmaz,
içinde görünmeyen ama hissedilen bir fırtına taşır.
Adı ne olursa olsun, o fırtınanın ortasında
küçük bir yıldız gibi parlar umut:
Sessiz ama inatçı, kırılgan ama sonsuz.
Her adım, bazen rüzgâra karşı atılan bir dua gibidir,
yine de yürür yüreğiyle, düşse de kalkar hayaliyle.
Çünkü bilir, insanı güçlü yapan
bacakları değil, dayanmayı öğreten yaralarıdır.
Kollar yorulabilir, kaslar soluklanabilir,
ama çocukların gülüşleri asla eksilmez gökyüzünden.
Onlar bilir ki, bazen en büyük kahramanlık
hayatı olduğu gibi kucaklayıp
“Ben buradayım” diyebilmektir sessizce.
Gecenin karanlığında bile
yıldızlar onların omzuna dokunur,
gökyüzü eğilir, fısıldar:
“Yorgunluğun bir hikâye, umudun bir zafer olsun.”
Ve sen, küçük yürek…
Gücün, kaslarında değil, ışığındadır.
Adımların azalsa da
izlerin çoğalır dünyada.
Çünkü sen,
kırılmayan bir sabrın,
susmayan bir cesaretin
en güzel adısın.