— Yayla rüzgârında iğde kokumsun, Desem sana bilmem doğru olur mu? Ben dalgada deniz, sen bende kumsun, Martılar uçursam seni bulur mu? *** İlmihâl mızrağı batar döşüme, Serçe eti damağımda panzehir. En yüce alkışı salma düşüme, Sen bende Zühre ol, ben sende Tâhir. *** Başıma atılan taşıdır körün, Ne diyeyim...
İstanbul ağlıyor Sen yoksun diye Göz yaşları sel oldu İstanbul’un Seni soruyor bana Yok gitti dedim Boynuma sarıldı Dünyanın başkenti Koca İstanbul Hıçkırıklarla ağlıyor Yerlere atıyor kendini Aynı çocuklar gibi Bana kızıyor Senin gittiğini Söylemedim diye Sokaklar, caddeler, cafeler Hep seni soruyor Hepsi ağlıyor Senin için Beni istemiyorlar Sadece seni...
Sağır bir duvar Sığınmışım kör köşesine. Lal bir ışık… Çömelmiş kar, Karmaşık bir nefesin penceresine. Odanın tam ortasında topal bir vazo; Kim koymuş belirsiz, Soğuk almış mozayiğin üstüne… Vazoda çolak bir kelebeğin topladığı papatyalar… Kanadını gülde bırakmış kekeme bir bülbül Gelip konuyor fal bakma niyetine. Dışarıda aksak filbahri nağmeleri… İçinde...
Bayramlar, sevdiklerimizle bir araya gelebildiğimiz, neşenin ve coşkulu karşılamalarla gülen gözlerle dolu özel günlerdir. Bu özel, güzel günlerin coşkusunu ve anlamını yansıtan birçok şiirler yazılmıştır. BAYRAM Bayram sevinci çok eskilerde mi kaldı artık. Bayram geldi, neşeli çocuklarımız nerede? Yüreklerde olan o coşku, dillerde tebessüm nerede? Küsleri barıştırmak, gönülleri birleştiren o...
Özgürce uçmak isteyen onca çocuklar Gencecik bir güvercin kanatlarını hayal ediyorum Çünkü şiddeti, ele takılan kelepçeleri ve özgürlük kavgalarını gördüm Bu dünyada çok adaletsizlik var , çok acılar çekiliyor Ve biliyorum, üzülüyorum her gün haklılar ağlıyor Güçlüler seviniyor Güçsüzler eziliyor. Hep Allah diyenler kandırıyor Lakin tüm bu olanlar Allahın izni...
Acı bir aşk hikayesiydi sevdan Sesin hiç eksilmiyor kulaklarımdan Sen hayatının en güzel baharında Bir bahar sabahı gellirken bana O kahrolası feci kaza sonunda Veda bile edemeden gittin bana Biliyormusun ne baharlar geçti o günden bu yana Yokluğunda her baharda açan çiçekler Yanık gönlüm gibi gözümde kapkara Yıllar yılı hiç...
Silahım kalemim sözlerim mermi Bilmem taşlananlar beni sever mi Vicdanlılar doğru söylüyor der mi Yalan riya aymazlığa isyanım *** Zirvelerde art niyetler yatıyor Bu millet uyurken madik atıyor Adalet tartanlar hile katıyor Haksızlığa arsızlığa isyanım *** Gazeteler korktu sus pus oldular Televizyonlarda yalan haber var Ne arayıp sorar ne kaynak...
Umut hayata açılan kapısıdır Ve son durağıdır fakirin,, Beklemekle geçer ömrü.. Hayallerini geliştiren/ Acı bir tebessüm’müdür,, Yarına açılan taze bir ışıkmıdır yoksa..? Duygu dolu bir rüyanın pençesinde Var olma savaşı veren güçlü bir cengaver gibidir Belkide fakir kimbilir.. Yalan yanlış vaadlerin gölgesinde,, Gerçekleri beklemekle geçer ömrü Farkında değil.. Umut son...
Bir sızı, Aniden bir sızı, Tam göğsümün orta yerinde Değil, biraz solunda Yani göğsümün sol yanında Sol mememin altında Yokluyor beni ara ara. Hafifçe yoklayıp geçerken Bazen, Çok derinlerde, Bir şey hatırlatırcasına Cendere gibi sıkıyor meret sol yanımı. Sol mememin üzerini ovalıyor Acımı kimse görmesin , Kimse bilmesin diye Hafifçe...