Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

EDEBİYAT

Hayat bazen insanın önüne iki pencere açar. Biri geçmişe, kaybolmuş seslere, eski şehirlerin taş kokusuna; diğeri zamana, hastane koridorlarının sessizliğine, monitörlerin tek düze ışığına. Son günlerde ben tam o iki pencerenin arasında oturdum, hem ruhumla hem bedenimle. Bir yanım eski defterlerin sayfalarına dokunuyor, Göktürk harflerini çözmeye çalışıyor, geçmişin hafif rüzgarını...
21 Ağustos 2025 11:31
Erkek-kadın duygusal ilişkilerde ve dostluklarda manevi anlamda karşılıksız, beklentisiz sevebilir miyiz? Beklenti halinde olmak koşullu sevmek midir? Evet veya hayır. Herkese göre değişir. Aşkta beklenti olmaz diye düşünenleri duyar gibiyim. Bana göre, ikili erkek kadın ilişkilerinde aksine daha da belirgin manevi beklentiler ve emek söz konusu olabilir. Bu gayet doğaldır...
18 Ağustos 2025 11:27
ŞEHİTLİK– Bu kelimenin içinde hem onur, hem acı, hem de sınırsız bir anlam gizlidir.ŞEHİTLİK– bir insanın en derin sevgisinin ve sorumluluğunun adı, bir milletin geleceğine yaptığı en değerli yatırımdır.ŞEHİTLİK– yalnız bir fedakârlık değil, insanın kalbinde taşıdığı en derin sevgi ve sorumluluktur.ŞEHİTLİK-bir milletin yaşama ve var olma hakkının en güçlü ifadesidir.ŞEHİT...
18 Ağustos 2025 11:24
Sokağın başındaki ulu dut ağacı, yazın kızıl karışımı mor yemişleri olgunlaştıkça ağırlaşır, geniş, yemyeşil yapraklı dalları kaldırıma serin, hareketli bir gölge halısı dökerdi. Mahallenin cıvıl cıvıl çocukları, o gölgenin altında renkli cam misketleri dizer, çıtırtılı iplerle atlar, cevizden topaçları çevirir; okuldan dönenler kitaplarını buz gibi taşlara dizlerine koyup ödev yetiştirirdi....
18 Ağustos 2025 11:17
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümü’nde öğrenim gördüğüm 1980’li yıllar.Okuru olduğum Cumhuriyet Gazetesinin iç sayfasında, bir resim kursu ilanını farkettim. “Kayıhan Keskinok Atölyesi Resim Kursu başlıyor” gibi bir duyuruydu.Resim yapmak, ilkokuldan berivazgeçemediğim bir tutkuydu. Bu ilanı görünce, çok sevdiğim resim yapmayı kursa giderek geliştirmeyi düşündüm. İlkokuldan beri,...
16 Ağustos 2025 17:16
Öncelikle yaşam koçu / kişisel gelişimci / İK veya bu konularda herhangi bir akademik uzmanlığımın olmadığını, ifade ettiklerimin naçizane kendi fikirlerim olduğunu belirtmek isterim. *** *** *** Hayallerin, hedeflerden çok yukarıda ya da hedeflerin, hayallerden çok aşağıda olmaması gerekir; birbirine paralel veya yakın olmalıdır zira başarının anahtarı da budur. Ne...
16 Ağustos 2025 17:08
Şiir, insanlığın en eski sanatlarından biridir; yalnızca bir edebî tür değil, aynı zamanda varlıkla kurulan en derin ilişkilerden biridir. Kelimelerle inşa edilen bu yapı, düz yazının ötesinde, anlamı çağrışımlarla büyüten, duyguyu yoğunlaştıran ve insanın ruhunu dile getiren bir sanat formudur. Felsefi açıdan şiir, insanın varoluş karşısındaki hayretiyle başlar. Platon şairi,...
16 Ağustos 2025 17:05
 Bir zamanlar anılar, sandıkların diplerine saklanırdı. Sararmış fotoğraf albümlerinin sayfalarında sessizce bekler, sadece dost sohbetlerinde dillendirilirdi. Komşu kapısı çalınmadan yapılan sürpriz ziyaretler, el yazısıyla yazılmış mektuplar, telefonda söylenen “ararım seni” sözü… Hepsi kendine has bir samimiyet taşırdı. Mahremiyet, insanın en derin sırlarını sakladığı bir hazine sandığıydı. O sandığın kapağını ise...
11 Ağustos 2025 12:30
Salt nefes alabilmenin öneminin yanı sıra, bir de ‘yaşadığını hissettiğin’ için derin bir nefes alabilmek her şeye bedel olmalı. Herkese göre değişmekle birlikte ve yaşamaktan ne anladığımıza bağlı olarak farklılık gösterse de sevebildiğimiz, gezebildiğimiz, gülebildiğimiz kadar hayatın içinde varız. Bununla birlikte, bu hayatı tam anlamıyla yaşamış olduğunu söyleyen biri varsa...
11 Ağustos 2025 11:25
Bir zamanlar avuçlarımda,adının sıcaklığı vardı.Gözlerin,en sevdiğim şiirin en güzel dizesiydi.Şimdi yokluğun,içimde büyüyen bir sızı;sanki kayıp bir şehrinson yankısı… İki ayrı şehirde,aynı geceye uyanırız.Sen orada bensiz,ben burada sensiz yanarız.Adı ayrılık bunun;sonu hiç kavuşamamak…Bile bile aynı aşkta,ayrı ayrı kanamak. Masada duran resmin,gülüşün çoktan solmuş.Söylenmemiş sözlerboğazımda bir düğüm olmuş.Başka kollarda avunmak,başka gözlerde kaybolmak…Senden...
11 Ağustos 2025 11:16
Lisenin ilk yılıydı. Kanın deli gibi kaynadığı, damarlarda bir türkünün coşkuyla aktığı, insanın kendisine “delikanlı” dendiğini ilk kez ciddiye aldığı o günler… Bulunduğu kasabadan, tanıdık sokaklardan, güvenli evinden uzakta, büyük şehrin kalabalığına atılmıştı. Yatılı okul, yeni bir hayatın başlangıcıydı. Ancak bu yeni hayat, içine bir yabancılık, bir sıkılganlık tohumu ekmişti....
11 Ağustos 2025 11:15